3d-ajans reklam

Yaşlı çobanın elma ağacı

Çok eski devirlerde ve bilinmeyen bir memlekette yaşlı bir çoban varmış. Çoban her sabahın ilk ışıklarıyla sürüsünü otlatmak için yollara düşer, yaylaya çıkarmış.
Sürüsü otlanırken kendiside tepeye yakın bir yerde bulunan elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: “Hadi bakalım evladım, bu ihtiyarın elmasını ver artık” dermiş.
Ve her seferinde de ağaçtan bir elma düşermiş.

Hem de en güzelinden, en olgunundan.
Yaşlı çoban sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu güzelce bir soyar dilimlere ayırırmış.
Ağacın hediye ettiği elmayı küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kuran’ını okumaya başlarmış.

Yaşlı Çoban, elma ağacını yirmi yıl önce kendi elleriyle dikmiş.
Her gün sürüsünü otlatmaya gittiğinde de sık sık sularmış, sulama için ise büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırmış.
Elma ağacının kökleri, işte bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamış.
Elma ağacı ilk meyveye durduğunda çobanda henüz genç olduğundan, elmanın en güzelini koparır yermiş.
Aradan geçen zaman hem çobanı hem de ağacı yaşlandırmış.
Yaşlı çobanın bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti.
Ama elma ağacının boyu ne kadar uzarsa uzasın, ağaç yine de onun yavrusu değil miydi?
Yaşlı çoban onu bir evlat sevgisiyle okşarken;
“Ver yavrum” derdi “gönder bakalım bu günkü kısmetimi”
Ve ağaçtan bir elma çobanın tam avucuna düşerdi, hem de hiç nazlanmadan, hiç usanmadan.
Yıllar boyu ağaç hiç pintilik yapmadı, yaşlı çobana elma vermeyi bir türlü aksatmadı.
Ara sıra köylüler, uzaktan uzağa çobanı izler ve ağacın yaşlı çobanın avucuna bıraktığı elmayı hayretle seyrederlerdi.
Bu olayı bir birlerine anlatmaları nedeniyle de yaşlı çobanın veli bir zât olduğuna kanaat getirmişlerdi.

Yaşlı Çoban günlerden bir gün her zamanki gibi sürüsünü getirip, onları otlamaya bırakarak, ağacın altına uzandı.
Biraz dinlendikten sonra namazını kıldı, Kur’anı’nı okudu.
Sıra evladı gibi sevdiği ağaçtan o günkü rızkını istemeye gelmişti.
“Hadi bakalım evladım, bu ihtiyarın elmasını ver” dedi ve avucunu açtı.

Ama o da ne?

Ağaçtan elma düşmedi.
Bir müddet daha bekledi yine istedi ama ağaç, çobanın istediği elmayı bir türlü vermiyordu.
Üstelik dallar, şimdiye kadar olduğundan çok daha doluydu sanki, neden pintilik etmiş, neden yaşlı çobandan elmasını esirgemişti, işte onu bir türlü anlamadı.
Ancak beklemesine rağmen ağaç istediğini vermiyordu.
Yaşlı çobanın gözleri yaşardı. Gözlerinden süzülen yaşlar bembeyaz sakalından akıp, gitti.
Yaşlı çoban ümidini keserek, ağacın altından ayrılıp, sürüsünün yanına döndü, kırılmıştı ve çok üzülmüştü.
Kolay mıydı ki, yavrusu ilk defa reddediyor, ilk defa kendisinden bir elmayı esirgiyordu.
Yaşlı çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu.
Sürüsünde bulunan kuzuları, koyunlar ve keçileri yavaş yavaş toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinde daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden.
Yaşlı çoban yeniden doğmuş gibi hissetti kendisini, unuttuğu bir şey hatırlamıştı.

Çocuklar gibi sevinen çoban tekrar ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken;

“Canım” dedi, hıçkırıp ağlayarak…

“Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, Ramazan’ın ilk günü olduğunu!”

  • No Related Post
  • Yorum yaz

    Yorum yazmak için You must be giriş yap.

    Sitelerimiz
    Varsayilan HaberSiyasi HaberSeçim 2011
    Kadın DünyasıMagazin HaberSüper Lig
    Youtube Video
    Bir Reklam
    Okunanlar

    Hz.Peygamber (s.a.v)'den Kirk Hadis

    Kurtuluşa Ermenin Yolu 1- 'Ey Allah'ın kulları, sizler hasta ve alemlerin Rabbi de tabip gibidir. Hastanın yararı tabibin bildiği ve onunla tedbir ettiği şeylerdedir,...

    Beş Maymunun Hikayesi

    Kafese beş maymunu koyarlar…ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri cikarak muzlara ulasmak istediginde disaridan uzerine soguk...

    Peygamberimizin Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahim "Ey insanlar! "Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim. "Insanlar! "Bugünleriniz nasil...

    Çöl Hırsızı

    Çölde yaşayan zengin ve muktedir bir kabile reisinin dillere destan, eşi-menendi az bulunur bir atı varmış. Günün birinde kabile reisi, bu pek sevgili atına atlayarak...

    Haramdan Korunmak

    Gencin birisi Kabe'de hep, - "Ey doğruların yardımcısı olan Allah'ım, Ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah'ım, sana hamdü sena ederim," diye dua eder. Bu...
    Arşivler
    Uhut.net

    Eposta adresini yaz, son yazılar adresine gelsin I heart FeedBurner

    Genç Blog Ana Sayfa
    ZIZA | ZIRAI
    Son yazılar

    Mevlit Kandili'nde neler yapılmalı?

    Bugün Kadir Gecesi'nden sonra en kıymetli gece. Cahiliye devrini bitiren milat günü olan Mevlit Kandili'nde...

    24 Kasım Öğretmenler Günü

    Öğretmen nedir? Eğitim ve öğretim sürecine önderlik ve rehberlik eden, öğretimin gerçekleşmesi...

    Dünyanın en büyük Kuran'ı - Tataristan'da

    Dünyanın en büyük Kuran-ı Kerim'i bugün Rusya Federasyonu'na bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin...

    Kabe'de Osmanlı’nın son mirası da yıkılıyor!

    Merkezi Mekke’de bulunan Umm Al-Qura Üniversitesi’nin geliştirdiği Kâbe’yi genişletme projesi...

    Bu bayramda tatile değil, akraba ziyaretine gidelim

    Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Keskin, bayramlarda insanın sadece kendi egosunu tatmin etmeye yönelip...
    Son Yorumlar
    Böyle önemli bilgileri yayınlayan ve bizlerin hizmetine sunan bu site sahibine çok tşk.ediyorum. Her müslümana lazım olan
    Etiket Bulutu
    www.ziza.net www.zirai.org www.tennar.com www.jabuy.com
    menu