Realtime hit counterweb stats

Dini Hikayeler

Kıssadan Hisseler, İslami hadiseler

Seni Allahın adı ile aldatabileceklerini sanma sakın

Seni Allahın adı ile aldatabileceklerini sanma sakın… Eğerki Allah buna izin verirse Onun ismi ile aldandığın için sevabınıda veriyordur mutlaka…

Çok eski zamanlarda bağdatta kendi halinde fakir,salih bir dokumacı yaşardı. Kurban bayramına birkaç hafta kalmıştı. Şehrin ileri gelenleri hac için hazırlık yapmaktaydılar. Onların bu tatlı telaşını gören dokumacının içine bir ateştir düşüverdi. Hacca gitmek istiyordu ama ne parası vardı nede yol azığı… Gönlünü yakıp kavuran bir sevda… Bütün serveti buncağızdan ibaretti. HANİ BİR ZAMAN GELİR,KULDA KENDİ BENLİĞİNDEN ESER KALMAZ İÇİNDEN BİRİ SESLENİR YA ÖTELERE…GERİ DÖNMEZ O ANDA DİLEKLER, DUALAR, UZAKLAR YAKIN OLUR İMKANSIZ DİYE BİRŞEY YOKTUR… İşte öyle bir vakitte hacca niyetlendi fakir dokumacı. Gecenin bir yarısı gözyaşları içinde açtı ellerini..
Devamini oku »

Allah büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne?

Sultan Murad Han o gün bir hoş”tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.
Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:
- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?
- Akşam garip bir rüya gördüm.
- Hayırdır inşallah?..
- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.
- Nasıl yani?
- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.
Devamini oku »

Gözleri açıldı, ama…

Bir gün, iki gözü de “âmâ” olan birisi Muhammed Bâkır hazretlerinin “rahmetullahi teâlâ aleyh” huzûruna gelerek;
- Efendim! Siz Resûlullah Efendimizin torunusunuz, öyle değil mi? diye sordu.

Hazret-i İmâm cevâben;
- Evet, Resûlullahın torunuyum, buyurdu.

Sordu yine:
- Peki yâ İmâm! Sizde ölüyü diriltmek, körleri iyi etmek ve baras hastalığını iyileştirmek gibi güzel hasletler de varmış, öyle mi?
Devamini oku »

İstifa

Mehmet Akif her sabah namaz için Sultan Ahmet Camii’ne gelir.Her gelişinde de yaşlı bir adamın kendisinden önce gelmiş olduğunu görür.Ne kadar erken gelse bu durum değişmez.Yaşlı adam mutlaka camiye ondan önce gelmiş bulunur. Ancak bu yaşlı nur yüzlü adam hiç durmadan gözyaşı dökmektedir. Bundan sonrasını Mehmet Akif şöyle anlatıyor:

Bu yaşlı insanın yanına bir gün sokuldum ve niçin durmadan ağladığını sordum ve ona Cenab-ı Hakk’ın rahmetinin enginliğini anlattım. Ama o yine ağlamasına devam etti. Bana: “Derdimi tazeleme, git” dedi. Ben yine ısrar ettim. Çaresiz kaldı ve yine gözyaşları içinde bana şunları anlattı:
Devamini oku »

İpin Hesabı

Zenginin biri ölümden ve kabirdeki yalnızlıktan çok korkuyormuş. “Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle geçirirse servetimin yarısını ona bağışlıyorum” diye vasiyet etmiş. Öldüğünde “Kim birlikte kabre girip sabahlamak ister?” diye araştırmışlar.
Devamini oku »