<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dini hikaye, kıssadan hisse, tarihi hadiseler</title>
	<atom:link href="http://www.uhut.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uhut.net</link>
	<description>Dinimiz ve tarihimizden en güzel örnek yaşamlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 01:06:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şeyh Kıbrısi&#8217;nin durumu ağırlaştı</title>
		<link>http://www.uhut.net/gundem/346_seyh-kibrisinin-durumu-agirlasti.htm</link>
		<comments>http://www.uhut.net/gundem/346_seyh-kibrisinin-durumu-agirlasti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 01:06:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Kıbrısi'nin durumu ağırlaştı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uhut.net/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[Akciğerlerindeki ödem nedeniyle sağlık sorunları yaşayan 90 yaşındaki Nakşibendi Şeyhi Nazım Kıbrısi&#8217;nin durumunun dün gece ağırlaştığı öğrenildi. Bir süredir nefes darlığı çeken Kıbrısi&#8217;nin durumu dün gece ağırlaştı. 90 yaşındaki Kıbrısi, hastaneye gitmeyi reddettiği için evde tedavi görüyor. KKTC&#8217;nin Lefke kasabasındaki dergahında 24 saat gözlem altında tutulan Şeyh Kıbrısi, kalp yetmezliği sorunuyla da karşı karşıya olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğerlerindeki ödem nedeniyle sağlık sorunları yaşayan 90 yaşındaki Nakşibendi Şeyhi Nazım Kıbrısi&#8217;nin durumunun dün gece ağırlaştığı öğrenildi.<br />
<span id="more-346"></span><br />
Bir süredir nefes darlığı çeken Kıbrısi&#8217;nin durumu dün gece ağırlaştı. 90 yaşındaki Kıbrısi, hastaneye gitmeyi reddettiği için evde tedavi görüyor.</p>
<p>KKTC&#8217;nin Lefke kasabasındaki dergahında 24 saat gözlem altında tutulan Şeyh Kıbrısi, kalp yetmezliği sorunuyla da karşı karşıya olduğu ancak bilincinin açık olduğu öğrenildi.</p>
<p><center><img src="http://i1103.photobucket.com/albums/g463/ziza-net/haber/haberler/seyh-kibrisi.jpg" alt="seyh kıbrısi" /></center></p>
<p>Kıbrıs Rum Yönetimi sınırları içinde kalan Baf kasabasında 1922&#8242;de doğan Nazım Kıbrısi, Kıbrıs&#8217;ın önemli din alimlerinden&#8230;<br />
<em>HABER7</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uhut.net/gundem/346_seyh-kibrisinin-durumu-agirlasti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlit Kandili&#8217;nde neler yapılmalı?</title>
		<link>http://www.uhut.net/mansetler/344_mevlit-kandilinde-neler-yapilmali.htm</link>
		<comments>http://www.uhut.net/mansetler/344_mevlit-kandilinde-neler-yapilmali.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 22:27:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlit Kandili'nde neler yapılmalı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uhut.net/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Kadir Gecesi&#8217;nden sonra en kıymetli gece. Cahiliye devrini bitiren milat günü olan Mevlit Kandili&#8217;nde yapmamız gereken şey, kendi miladımız için dua etmek. Yüce Yaratıcı, 14 asır önce bugün, &#8216;Habibim&#8217; dediği en yüce insanı gönderdi aramıza. Allah Resulü&#8217;nün doğumu kötülüklere, ahlâksızlıklara, cahiliye devrine son veren bir milattı. Kadir Gecesi&#8217;nden sonra en kıymetli gece olan Mevlit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Kadir Gecesi&#8217;nden sonra en kıymetli gece. Cahiliye devrini bitiren milat günü olan Mevlit Kandili&#8217;nde yapmamız gereken şey, kendi miladımız için dua etmek.</p>
<p>Yüce Yaratıcı, 14 asır önce bugün, &#8216;Habibim&#8217; dediği en yüce insanı gönderdi aramıza. Allah Resulü&#8217;nün doğumu kötülüklere, ahlâksızlıklara, cahiliye devrine son veren bir milattı. Kadir Gecesi&#8217;nden sonra en kıymetli gece olan Mevlit Kandili&#8217;nde yapmamız gereken ise kendi miladımız için dua etmek.<br />
<span id="more-344"></span><br />
Cenab-ı Hakk&#8217;ın &#8220;Biz seni ancak âlemlere rahmet olasın diye gönderdik.&#8221; buyurduğu mübarek zatın dünyayı şereflendirdiği gün bugün. Rebîülevvel ayının 12. gecesi. 14 asır önce Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas)&#8217;in gözlerini açmasıyla birlikte, dünyanın doğusunu ve batısını aydınlatan nurun görüldüğü, Kâbe&#8217;deki putların yıkıldığı, ateşe tapanların bin yıldır aralıksız yanan ateşlerinin hiç sebepsiz söndüğü, insanların kendisine taptığı rivayet edilen Sâve Gölü&#8217;nün sularının bir anda çekildiği gün&#8230; Mevlit Kandili&#8230;</p>
<p>Rabb&#8217;imiz o günde Habibim (sevgilim) dediği, kendi nurundan parça taşıyan o en yüce insanı, aramıza göndermişti. Efendimiz (sas) de görmediği eziyet, çekmediği sıkıntı kalmadığı halde ümmeti için bu dünyaya katlanmıştı. Hatta miraca çıkıp cenneti gördüğü zaman, Allahu Teâlâ O&#8217;na bir seçim hakkı vermiş ama gördüğü bunca eza-cefaya rağmen &#8216;ümmetim, ümmetim&#8217; diye sayıkladığı insanlar arasına geri dönmeyi tercih etmişti.</p>
<p>Allah Resulü&#8217;nün doğumu bu kötülüklere, ahlaksızlıklara, cahiliye devrine son veren bir milattı. Milat kökünden gelen ve doğum anlamını taşıyan Mevlit de bizim miladımız olabilir. İlahiyatçı Prof. Dr. Şadi Eren, böyle bir gecede her insanın ciddi kararlar alabileceğini söylüyor. &#8220;Peygamberimiz (sas) bize örnek olsun diye gönderilmiş. Fakat hepimizin O&#8217;nu rol model almada eksiklikleri var. &#8216;Bugün Peygamber&#8217;imizin dünyaya geldiği gün. İnşallah bu benim için de milat olacak. Bundan sonra O&#8217;nun gittiği yoldan gideceğim. 5 vakit namaz kılacağım. Kur&#8217;an-ı Kerim okuyacağım. Sünneti yaşayacağım&#8217; gibi kararlar almalıyız.&#8221; diyor.</p>
<p><center><img src="http://i1103.photobucket.com/albums/g463/ziza-net/haber/haberler/gul-muhammed.jpg" alt="Gül muhammed" /></center></p>
<p>Mevlit Kandili&#8217;nde kılınması gereken özel bir namaz ya da yapılması gereken hususi bir ibadet yok. Bu gecede mühim olan Peygamberimiz&#8217;i anmak ve bolca dua etmek. İlahiyatçı Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, &#8220;Allahu Teâlâ, kullarına çok merhamet ve şefkat ettiği için bazı gecelere hususi kıymet vermiş, bu gecelerdeki dua ve tövbeleri, tâat ve ibadetleri kabul edeceğini bildirmiştir. Kullarının çok ibadet yapmaları, dua ve tövbe etmeleri için bu geceleri birer sebep kılmıştır. Mevlit Gecesi, Kadir Gecesi&#8217;nden sonra en kıymetli gecedir. Mübarek gece, öğle namazı vaktinden o gecenin sonuna, yani imsak vaktine kadar olan zamandır. Bu ve benzeri geceleri mutlaka ihya etmeli, gündüzleri de oruçla geçirmeliyiz.&#8221; diyor.</p>
<p>Hepimizin bildiği gibi mübarek gecelerde yapılan dualar daha makbul. Bu yüzden Şadi Eren de herkesin Mevlit Kandili&#8217;nde kendisine, yakınlarına, Müslüman âlemine hatta tüm insanlığa dua etmesini tavsiye ediyor. Ona göre dualarımız arasında, &#8220;Ya Rabbi, bize Peygamberimiz (sas)&#8217;in yolunda gitmeyi, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i anlamayı ve ona göre yaşamayı nasip et.&#8221; yakarışları mutlaka olmalı. Eren, bu yakarışların ardından alınan kararların bizim miladımıza vesile olacağını düşünüyor.</p>
<p><strong>Peygamberimizin döneminde ne yapılırdı?</strong><br />
Asr-ı Saadet&#8217;te bugünkü şekliyle bir mevlit kutlaması yapılmıyordu. İslam dünyasında mevlit töreni ilk defa Mısır&#8217;da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından yapılmış. Sünni Müslümanlarda ilk mevlit merasimiyse Hicri 604 yılında Selahaddin-i Eyyûbi&#8217;nin eniştesi ve Erbil Atabeği Melik Muzafferuddin Gökbürü tarafından düzenlenmiş. Bu anlamda ilk mevlit kutlamasının Asr-ı Saadet&#8217;ten 3-4 yüzyıl sonra tertiplendiğini söyleyebiliriz. Fakat ilahiyatçı Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, Peygamberimiz&#8217;in, mevlit günlerinde ashab-ı kirama konuşma yaptığının altını çiziyor. &#8220;Allah Resulü, mevlit gecelerinde, dünyaya teşrif ettiğinde meydana gelen hadiseleri sahabe-i kirama anlatırdı. O&#8217;nun birinci halifesi Hz. Ebu Bekir de Mevlit Gecesi&#8217;nde vuku bulan olayları ashab-ı güzîne naklederdi.&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Bediüzzaman&#8217;a göre Mevlit Kandili</strong><br />
&#8220;Mevlid-i Nebevî ile Miraciye&#8217;nin okunması gayet faydalı ve güzel bir âdettir ve iyi, hoş bir âdet-i İslamiye&#8217;dir. Belki hayat-ı ictimaiye-i İslamiye&#8217;nin gayet latîf, parlak ve tatlı bir sohbet sebebidir. Belki, hakaik-i imaniyenin hatırlatılması için en hoş ve şirin bir derstir. Belki imanın envarını, muhabbetullahı ve aşk-ı Nebevi&#8217;yi göstermeye ve tahrike en müheyyic (heyecan uyaran) ve müessir bir vasıtadır.&#8221; (Mektûbât, s. 281–285)</p>
<p><strong>Mevlit Gecesi&#8217;ni nasıl geçirmeliyiz?</strong><br />
Prof. Dr. Ramazan Ayvallı (İlahiyatçı): Asırlardan beri camilerimizde, Kur&#8217;an-ı Kerîm, mevlit bahirleri, na&#8217;t-ı şerifler, ilâhîler, kasideler okunuyor ve dualar yapılıyor. Şimdi de öyle yapılmasında hiçbir mahzur yoktur.</p>
<p>Kitaplarda, Mevlit Kandili&#8217;nde yapılması tavsiye edilenleri şöyle özetleyebiliriz: </p>
<p>Allahu Teâlâ&#8217;nın ihsan ettiği bütün nimetlere şükretmeli, yapılan hatalar, günahlar için bolca tövbe-istiğfar etmeli, cehennem ateşinden kurtulmayı istemeliyiz. Kaza namazı borcu olsun-olmasın herkes, çokça kaza namazları kılmalı.</p>
<p>Yine böyle mübarek gecelerde her zamankinden daha çok Kur&#8217;an-ı Kerim okumalı, sevabını da ölülerimizin ruhlarına hediye etmeliyiz. Fakirlere ve yetimlere sadaka ve hediyeler vermeli, Müslümanları sevindirmeliyiz. Bilhassa mübarek zamanlarda ilim öğrenmeliyiz. En kıymetli ilim ise doğru yazılan ilmihâl bilgileridir.</p>
<p>Tesbîh, tahmîd, tekbîr, tehlîl ve benzeri her çeşit zikir, fikir ve şükürle meşgul olmalıyız.</p>
<p>Yine Allahu Teâlâ&#8217;ya iltica, münacat, tazarru ve niyazda bulunmalı, yalvarıp yakarmalıyız. Günahlarını düşünmek, ayıplarını-kusurlarını hatırlamak, kıyametteki azapları düşünüp korkmak, cehennemin sonsuz acılarından titremek, afv ve mağfiret için çok yalvarmak lazım.</p>
<p>&#8220;<strong>Yâ Rabbi, bize dünya ve ahiret saadeti ihsan eyle. Bize hidayet verdikten sonra, kalplerimizi kaydırma&#8230;</strong>&#8221; diye de dua etmeliyiz.</p>
<p>Sevgili Peygamberimiz&#8217;e ve âl ü ashabına da çokça salâvat-ı şerife okumamız gerekiyor. Yanı sıra ana-baba, diğer yakın akraba ziyaret edilmeli veya telefonla gönülleri ve duaları alınmalı. Dargınlar, küskünler barışmalıdır.</p>
<p>Ayrıca bu vesileyle vatanımızın dirliği, milletimizin birliği ve beraberliği, bütün Müslümanların ve İslâm âleminin huzuru, bütün insanların da hidayeti için dua etmeliyiz. Bunların yanında, şu anda bütün dünyada elem ve ıstırap çeken, milyonlarca Müslüman kardeşimizi de dualarımızda unutmamalıyız; onlara hiç olmazsa dualarımızla yardımcı olmalıyız.</p>
<p><strong>Mevlit kutlamaları bid&#8217;at mıdır?</strong><br />
Hüseyin Gültekin (<strong>Zaman Gazetesi Kürsü Sayfası</strong>): Mevlit, Peygamberimiz (sas)&#8217;den yaklaşık 3-4 asır sonra kutlanmaya başlandı. &#8216;Sonradan ortaya çıkan&#8217; anlamında bid&#8217;ât olduğu görülür. Fakat âlimlerimiz, bid&#8217;âtleri iki kısma ayırmış. Dinimizin temel değerlerine ters düşen birinci kısım, türbelere adak adamak, dilek ağaçlarına çaput bağlamak, nazardan korunmak için nazarlık takmak gibi davranışlardır. Bunlar dinimizde kesin hatlarla belirlenmiş emir ve yasaklara aykırı uygulamalardır. İkinci kısım ise bid&#8217;ât-ı hasene dediğimiz dinen hoş görülecek işleri kapsar. İbn Hacer ve Suyuti gibi âlimler, mevlit merasimlerinin, bid&#8217;âtin bu ikinci kısmına girdiğini ve dinî açıdan caiz olduğunu belirtmişlerdir. Mevlit kutlamaları âlimler tarafından da bid&#8217;at-i hasene olarak değerlendirilmiş ve bu kutlamalarda –<strong>aşırılığa gidilmemesi kaydıyla</strong>– fayda olduğu söylenmiştir.<br />
<strong>Zaman &#8211; Cuma</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uhut.net/mansetler/344_mevlit-kandilinde-neler-yapilmali.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24 Kasım Öğretmenler Günü</title>
		<link>http://www.uhut.net/mansetler/335_24-kasim-ogretmenler-gunu.htm</link>
		<comments>http://www.uhut.net/mansetler/335_24-kasim-ogretmenler-gunu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2011 23:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uhut.net/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Öğretmen nedir? Eğitim ve öğretim sürecine önderlik ve rehberlik eden, öğretimin gerçekleşmesi için çalışan kişiye öğretmen denir. Öğretmenlik bir meslektir ve belli bir okulu bitirmiş ve eğitim öğretim işini yapabilecek yeterlilikte eğitim ve formasyonun alınmış olması gerekmektedir. İlköğretim 1. kademede (1-5. sınıf arası) tüm derslere sınıf öğretmeni girerken, ilköğretim ikinci kademede (6-8. sınıf arası) ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öğretmen nedir?</strong> Eğitim ve öğretim sürecine önderlik ve rehberlik eden, öğretimin gerçekleşmesi için çalışan kişiye <strong>öğretmen denir</strong>. Öğretmenlik bir meslektir ve belli bir okulu bitirmiş ve eğitim öğretim işini yapabilecek yeterlilikte eğitim ve formasyonun alınmış olması gerekmektedir. İlköğretim 1. kademede (1-5. sınıf arası) tüm derslere sınıf öğretmeni girerken, ilköğretim ikinci kademede (6-8. sınıf arası) ve orta öğretimde branş öğretmenleri derslere girmektedir. Ancak özel okullarda ilköğretim 1. kademede de bazı derslere branş öğretmenleri girebilmektedir.</p>
<p>Sınıf öğretmenleri Üniversitelerin eğitim fakültelerinde yetiştirilir. Branş öğretmenleri ise yine üniversitelerin eğitim fakültelerinde bölümlerde ve teknik eğitim fakültelerinde yetiştirilir. Ülkemizde ilk öğretmen yetiştirilen kurum 16 Mart 1848&#8242;de açıldı. Eskiden öğretmenlere muallim denirdi.<br />
<span id="more-335"></span><br />
Atatürk, Ulus okulları dediğimiz Millet Mektepleri&#8217;nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar Kurulu 11.11.1928 tarihinde yaptığı toplantıda Atatürk&#8217;e <strong>Ulus Okullar Başöğretmenliği unvanı</strong>nı verdi. 24 Kasım Atatürk&#8217;ün <strong>Millet Mektepleri Başöğretmenliği</strong>&#8216;ni kabul ettiği gündür. Atatürk, öğretmenlerin Kurtuluş Savaşı&#8217;nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler &#8220;Öğüt Kurulları&#8221; oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte &#8220;<strong>Milli Kongre Cephesi</strong>&#8220;ni kurdular. &#8220;Milli Kongre Cephesi&#8221;, düşmanların İzmir&#8217;i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.</p>
<p>Öğretmenlik kutsal bir meslektir ve bu işi yapacak kişilerin işlerine gönül vermeleri gerekmektedir. Çünkü, tüm meslek gruplarına dağılan kişiler öğretmenler tarafından yetiştirilmektedir. Atatürk &#8220;Öğretmenler! <strong>Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir</strong>.&#8221;  demekle, öğretmenliğin önemini vurgulamıştır.</p>
<p>Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün 100. Doğum yıldönümü olan 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı. Öğretmenler Günü&#8217;nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler Günü&#8217;nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni başlayan öğretmenler <strong>24 Kasımda Öğretmen Andı</strong> içerler.</p>
<p>Öğretmen toplumda her türlü tutum, davranış ve görünüşüyle örnek insandır. Çevresine ve insan haklarına saygılıdır. Sevgi doludur. Ülkenin şekillenmesinde önemli rol oynar.</p>
<p><center><img src="http://i1103.photobucket.com/albums/g463/ziza-net/haber/ogretmenler-gunu_24-kasim.jpg" alt="24 kasım öğretmenler günü" width=550></center></p>
<p><strong>Öğretmenler Günü İle İlgili Güzel Sözler</strong><br />
Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. (<strong>Atatürk</strong>)<br />
Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. (<strong>Atatürk</strong>)<br />
Dünyada her şeye kıymet biçilebilir. Ama öğretmenin eserine kıymet biçilemez. (<strong>Socrates</strong>)<br />
Yeryüzünde öğretmenlikten daha onurlu bir şey tanımıyorum. (<strong>Diyojen</strong>)<br />
Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir. (<strong>Eflatun</strong>)<br />
Bbana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum (<strong>Hz.Ali</strong>)<br />
Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.<br />
<em>ogretmen.info</em></p>
<p><strong>Öğretmenler Gününün Kısa Tarihçesi</strong><br />
Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.<br />
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyetin kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.</p>
<p>Kurtuluş Savaşı&#8217;nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923&#8242;te Cumhuriyet&#8217;i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.</p>
<p>Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.</p>
<p>24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri&#8217;nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın&#8230; herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.</p>
<p>Millet Mektepleri&#8217;nin açılışı ve Atatürk&#8217;ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.<br />
meb.gov.tr</p>
<p><strong>Öğretmen Andı </strong><br />
&#8220;Türkiye Cumhuriyeti anayasasına, Atatürk inkılâp ve ilkelerine, anayasada ifadesini bulan Türk milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma;<br />
Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma;<br />
Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma;<br />
İnsan haklarına ve anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, lâik bir hukuk devleti olan<br />
Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime <strong>namusum ve şerefim üzerine yemin ederim</strong>.&#8221;</p>
<p><strong>ÖĞRETMEN MARŞI</strong><br />
Alnımızda bilgilerden bir çelenk,<br />
Nura doğru can atan Türk genciyiz.<br />
Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk&#8217;e denk;<br />
Korku bilmez soyumuz.</p>
<p>Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;<br />
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.</p>
<p>Candan açtık cehle karşı bir savaş,<br />
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!<br />
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;<br />
Durma durma koş.</p>
<p>Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;<br />
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.<br />
<em>İsmail Hikmet ERTAYLAN</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uhut.net/mansetler/335_24-kasim-ogretmenler-gunu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en büyük Kuran&#8217;ı &#8211; Tataristan&#8217;da</title>
		<link>http://www.uhut.net/gundem/333_dunyanin-en-buyuk-kurani-tataristanda.htm</link>
		<comments>http://www.uhut.net/gundem/333_dunyanin-en-buyuk-kurani-tataristanda.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 21:58:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en büyük Kuran'ı - Tataristan'da]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uhut.net/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en büyük Kuran-ı Kerim&#8216;i bugün Rusya Federasyonu&#8217;na bağlı Tataristan Cumhuriyeti&#8217;nin başkenti Kazan&#8217;a getirildi. Dev kitabın ebatları şöyle: İtalyan Reverra şirketi tarafından yapılan 800 kilo ağırlığındaki Kuran&#8217;ı Kerim&#8217;in Kazan&#8217;a getirilmesi nedeniyle Kazan&#8217;daki Kul Şerif Camii&#8216;nde düzenlenen törene Tataristan eski Başkanı ve Devlet Danışmanı Mintimir Şavmiyev, Tataristan Başbakanı İldar Halikov ve Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük Kuran-ı Kerim</strong>&#8216;i bugün Rusya Federasyonu&#8217;na bağlı Tataristan Cumhuriyeti&#8217;nin başkenti Kazan&#8217;a getirildi. Dev kitabın ebatları şöyle: İtalyan Reverra şirketi tarafından yapılan 800 kilo ağırlığındaki Kuran&#8217;ı Kerim&#8217;in Kazan&#8217;a getirilmesi nedeniyle Kazan&#8217;daki <strong>Kul Şerif Camii</strong>&#8216;nde düzenlenen törene Tataristan eski Başkanı ve Devlet Danışmanı Mintimir Şavmiyev, Tataristan Başbakanı İldar Halikov ve Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynuddin ile çok sayıda davetli katıldı.<br />
<span id="more-333"></span><br />
Tataristan Başkanlığı&#8217;ndan yapılan açıklamada, bu Kuran-ı Kerim&#8217;in 922 yılında İslam&#8217;ı seçen Volga Bulgarları&#8217;nın en önemli değerlerinden biri olacağı belirtilerek, gelecek yıl yaz ayında İslamiyet&#8217;in kabul günü anısına inşa edilecek yere konacağını, dünyanın en büyük Kuran-ı Kerimi&#8217;nin o güne kadar da Kul Şerif Camii&#8217;nde sergileneceği ifade edildi.</p>
<p><img src="http://i1103.photobucket.com/albums/g463/ziza-net/haber/dunyanin-en-buyuk-kuran-i-kerimi.jpg" alt="Dünyanın en büyük Kurani Kerimi" /></p>
<p>İtalyan şirkete Tataristan Medeni ve Tarihi Eserleri Canlandırma Fonu tarafından yaptırılan 2 metre uzunluğunda, 1,5 metre genişliğindeki Kuran-ı Kerim 632 sayfadan oluşuyor.</p>
<p><iframe width="520" height="382" src="http://www.youtube.com/embed/L6-AfLyKmO4" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<em>haber7 &#8211; aa</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uhut.net/gundem/333_dunyanin-en-buyuk-kurani-tataristanda.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabe&#8217;de Osmanlı’nın son mirası da yıkılıyor!</title>
		<link>http://www.uhut.net/gundem/330_kabede-osmanli%e2%80%99nin-son-mirasi-da-yikiliyor.htm</link>
		<comments>http://www.uhut.net/gundem/330_kabede-osmanli%e2%80%99nin-son-mirasi-da-yikiliyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 21:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe'de Osmanlı’nın son mirası da yıkılıyor!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uhut.net/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[Merkezi Mekke’de bulunan Umm Al-Qura Üniversitesi’nin geliştirdiği Kâbe’yi genişletme projesi Suudi Arabistan Kral’ı Abdullah tarafından kabul edildi. Vatan&#8217;ın haberine göre; 3 yıl sürecek ve toplamda 38 milyar TL harcanacak olan projeyle birlikte aynı anda 770 bin kişinin tavaf edebildiği 356 bin metrekarelik Kâbe’nin kapasitesi 1,2 milyon kişinin aynı anda tavaf edebileceği 456 bin metrekarelik bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi Mekke’de bulunan <strong>Umm Al-Qura Üniversitesi</strong>’nin geliştirdiği Kâbe’yi genişletme projesi Suudi Arabistan Kral’ı Abdullah tarafından kabul edildi.</p>
<p>Vatan&#8217;ın haberine göre; 3 yıl sürecek ve toplamda 38 milyar TL harcanacak olan projeyle birlikte aynı anda 770 bin kişinin tavaf edebildiği 356 bin metrekarelik Kâbe’nin kapasitesi 1,2 milyon kişinin aynı anda tavaf edebileceği 456 bin metrekarelik bir alana çıkartılıyor. Projeye göre Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a hazırlatılan ve 1590 yılında Mimar Mehmet Ağa tarafından inşa edilen <strong>Osmanlı revakları ve kubbeleri</strong> de alanın 20 metre genişlemesi dolayısıyla yıkılmak zorunda kalacak.<br />
<span id="more-330"></span><br />
<strong>Özal engel olmuştu</strong><br />
Daha önce de Kâbe’nin genişletilme projeleri kapsamında yıkılması gündeme gelen revak ve kubbelerin kaderini dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal devreye girerek kurtarmıştı. Uzmanlar ise tahta kemerleri taş ve tuğlayla çevrilerek üzerine 500 küçük kubbe yapılan Osmanlı revaklarının yıkılacak olması konusunda ikiye bölündüler. ‘<strong>Osmanlı mirası mı yok ediliyor</strong> yoksa proje bir mecburiyet mi konusunda’ fikir ayrılığına düşen uzmanlara göre Ecyad Kalesi’nden sonra kalan son Osmanlı izini de silme amacını taşıyor. Kabe’nin hemen yanındaki Kale de birkaç yıl önce yıkılıp yerine otel yapılmıştı.</p>
<p><center><img src="http://i1103.photobucket.com/albums/g463/ziza-net/haber/kabe-osmanli-revaklari.jpg" alt="Osmanlı revakları" /></center></p>
<p><strong>Osmanlı anılarını yok etme politikasının devamı</strong><br />
- Dokuz Eylül Üniversitesi Prof. Dr. Hakkı Önkal: “Elbette revaklar birer mimarlık harikası değil ancak tarihi ve sanat değeri son derece yüksek. Dolayısıyla Osmanlı mimarisinin karakteristik özelliklerini Mimar Sinan’ın elinden çıkarak taşıyan bu revakların, kubbeler, kemer formları ve sütunların yıkılması tamamen yıllardır süre gelen Suudi yetkililerin topraklarından Osmanlı anılarını yok etmesi politikasının devamıdır.”</p>
<p><strong>Amaç izdihamın önüne geçmek</strong><br />
- Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Kurulu Başkanı Prof.Dr.Saim Yeprem: “Kâbe’deki Osmanlı revaklarının genişletilme çalışmaları dolayısıyla yıkılması kararının dini bir boyutu yok. Burada amacın Osmanlı’nın izlerinin silinmesi değil, Hac’daki yüz binlerce kişinin izdihamını önlemek ve daha rahat ibadet imkanının sağlanması maksadının olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar eskiden Suudi yetkililer Osmanlı miraslarına iyi davranmamış olsalar da bu kararın bir zorunluluktan kaynaklandığını düşünüyorum. Ayrıca bizzat Kanuni Sultan Süleyman’ın bu revakları yaptırması da tamamen o dönemde tavaf yerinin genişletilmesi maksadıyla yapılmıştı.”<br />
<em>Habertürk</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uhut.net/gundem/330_kabede-osmanli%e2%80%99nin-son-mirasi-da-yikiliyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

