Sevgililer gününü kutlamak caiz mi?

sevgililer günü

14 Şubat Sevgililer gününü kutlamak caiz mi? Gerek sevgililer günü gerekse de yılbaşı, takvim, tarih, tatil, eğlence, şenlik ve bunlarla ilgili âdetler bir milletin kültürüdür. Kültür din ve ideolojinin bedenlenmesi, ete kemiğe bürünmesidir. Bu ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir. Eğer birileri din ile kültürü birbirinden ayırmaya, aralarındaki bağı koparmaya kalkışırsa -zor olmakla beraber bunu yapabilirse- kültür ile beraber dîni de değiştirme yoluna girmiş olur. Bedenini parça parça kaybeden din gider (milletin hayatından çıkar) onun yerine yeni kültürün dîni veya dinsizliği gelir. Kültür ile din arasında böyle bir bağ bulunduğuna göre;…

devamını oku ...

Babalar günü kutlamak caiz midir?

babalar günü

Değerli kardeşimiz, Babalar günü de anneler günü gibi Batı kaynaklıdır. Böyle bir güne mahsus bir baba veya anne sevgisini yılda bir kez hatırlamak, dinimize göre tavsiye edilen bir şey değildir. Bilakis, İslam dini, anne – baba hakkında, sürekli tavsiyede bulunan kitabını/Kur’an’ı onların eline vermiş ve ona göre hareket etmelerini emir vermiştir: “Rabbin sadece kendisine ibâdet etmenizi ve anne-babaya iyilik etmeyi kesin olarak emretti. Şayet bunlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “Öf!” deme. Kendilerini azarlama, onlara güzel ve tatlı söz söyle. Onlara karşı daima alçak gönüllü olup,…

devamını oku ...

Zilhicce ayı

zilhicce

Zilhicce ayı, orucu ve faziletleri ile Müslüman aleminin araştırdığı konular arasında yer alıyor. Hac vazifesinin yerine getirildiği ay olarak bilinen Zilhicce, zikirleri ile İslam camiasının önem verdiği günler arasında yer alıyor. Peki, orucu ve faziletleri merak edilen Zilhicce ayı ne anlama gelmektedir? İşte, Zilhicce ayının faziletleri ve detaylı bilgiler ZİLHİCCE AYI NEDİR? Sözlükte “hac ayı” anlamındaki zilhicce (zülhicce, zülhacce) kamerî yılın zilkadeden sonra gelen son ayıdır. İslâm’dan önce Arab-ı bâide (Âd ve Semûd) döneminde “mesîl” ve “müsbil”, Arab-ı âribe devrinde ise “ne‘as” ve “bürek” şeklinde adlandırılıyordu. Zilhicce isminin hicrî takvimde…

devamını oku ...

Hicri Takvim kullanmanın önemi

hicri aylar

Hicri Takvim kullanmanın önemi Takvim, zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur.İnsanlar zamanı ölçerken, ölçü aracı olarak güneşi ve ayı kullanmışlardır.Güneşi kullananlar, dünyanın güneş etrafındaki bir tam dönüşünü esas almışlardır.365 gün 6 saat… Bu şekilde oluşturulan takvimlere “güneş takvimi” diyoruz.Ay’ı kullananlar ise ayın dünya etrafında 12 kez dönmesini, 12 x 29.5 = 354 günü esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere “ay takvimi” diyoruz.İlk güneş takvimini Mısırlılar, ay takvimini ise Sümerler oluşturmuşlardır. 1-İbadetlerimizi Hicri Takvime Göre Ayarlarız Hicri takime göre ayarlanan namaz vakitleri bizim pek çok ibadetimize yön verir. Örneğin oruca başlarken…

devamını oku ...

Tefsir Nedir?

harfler

Tefsir, kelam-ı ilahiden murad-ı ilahiyi anlamak demektir. Tefsir için gereken 15 ana ilimden biri (Kalb ilmi)dir. Allahü teâlânın rasih ilimli âlimlere vasıtasız olarak ihsan ettiği bu kalb ilmine Mevhibe de denir. Bir kimse diğer 14 ilmi bilse, mevhibeye sahip olmazsa tefsiri muteber olmaz. Yaptığı tefsir kendi görüşü olduğundan Cehennemde azaba düçar olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mektubat-ı Rabbani] Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile meşru yoldan çıkarmadığı için hata olur. Verdiği mana yanlış ise imanı gider. Kur’an-ı…

devamını oku ...

Bu da Geçer Ya Hû!

bu-da-gecer

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini tavsiye ederler. Derviş yola koyulur,birkaç köylüye daha rastlar.Onların anlattıklarından Şakirin bölgenin en zengin kişilerinden biri olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında başka bir çiftlik sahibidir. Derviş Şakir’in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de aileside hem misafirperver hem de gönlü…

devamını oku ...

Fâtıma bint-i Hattab (r.anha)

orkide

Peygamberimiz henüz açıktan davete başlamamıştı. Kendisine iman etme bah­tiyarlığına eren sahabilerin sayısı 10’u bulmuştu. Bunlardan biri de Hz. Ömer’in kız kardeşi Fâtıma idi. Hz. Fâtıma, Sâid bin Zeyd ile evliydi. Kocası da kendisi gibi iman nurunu tatmıştı. Karı-koca birlikte ibadet ediyorlar, Kur’ân öğreniyorlardı. Öyle ki, Hz. Sâid, sağlığında cennetle müjdelenmiş 10 sahabiden biri olma bahtiyarlığını kazandı. Hz. Fâtıma ve kocası, Allah ve Resûl’ü yoluna baş koymuş iki fedai iken, Ömer, Peygamberimizin amansız düşmanıydı. Müşrik güruhun tarafındaydı. Kız kar­deşi ile eniştesinin Müslüman olduğundan ise haberi yoktu. Bütün işkence ve baskıya rağmen…

devamını oku ...