Gözleri açıldı, ama…

Bir gün, iki gözü de “âmâ” olan birisi Muhammed Bâkır hazretlerinin “rahmetullahi teâlâ aleyh” huzûruna gelerek;
– Efendim! Siz Resûlullah Efendimizin torunusunuz, öyle değil mi? diye sordu.

Hazret-i İmâm cevâben;
– Evet, Resûlullahın torunuyum, buyurdu.

Sordu yine:
– Peki yâ İmâm! Sizde ölüyü diriltmek, körleri iyi etmek ve baras hastalığını iyileştirmek gibi güzel hasletler de varmış, öyle mi?

– Evet, Allahın izniyle vardır.

Adam sevindi ve;
– Benim iki gözüm de âmâdır efendim. Mâdem ki sizde bu kuvvet var. Bir himmet buyursanız da şu âmâ olan gözlerim açılsa, diye ricâ etti.

Hazret-i İmâm mübârek elini sürdü adamın “âmâ” olan gözlerine.

O anda açıldı gözleri adamcağızın. İki gözü de görüyordu artık.

Lâkin hazret-i İmâm, bu adama;
– Tamam gözlerin açıldı. Fakat gözlerin âmâ iken işin daha kolaydı, buyurdu.

Adam anlamadı:
– Nasıl yâni efendim?

– Yâni âhirette gözlerinden dolayı hesaba çekilmiyecektin. Ama şimdi açılınca, bunlar için de hesaba çekileceksin.

Adamcağız biraz düşündü. Sonra birden fikrini değiştirip;
– Eğer âhirette hesaba çekileceksem, tekrar kapansın efendim. Zîra benim, bu gözlerle günah işlememeye garantim yoktur, dedi.

O böyle söyleyince, Hazret-i İmâm elini tekrar sürdü onun gözlerine.

Adamın görmeye kavuşan iki gözü de “âmâ” oldu yine.

(Visited 18 times, 1 visits today)