Peygamberimizin Gülleri: Hasan ve Hüseyin

Peygamber Efendimize en çok benzeyen kişilerden biri de Hazreti Hasan’mış. O, Hazreti Ali ile Hazreti Fatıma’nın ilk çocuklarıymış. Hasan, Hicret’ten üç yıl sonra dünyaya gelmiş… Hüseyin ise bir yıl kadar sonra.. Gerek Hasan, gerekse Hüseyin, doğdukları andan itibaren sevgili Peygamberimizin ilgisini ve sevgisini kazanmışlar.

Dünyaya geldikleri zaman kulaklarına ezanı Peygamberimiz okumuş, kundaklarını yine kendi elleriyle sarmış… Sevgili Peygamberimiz, Hasan ve Hüseyin için sık sık şöyle dua edermiş: “Allah’ım! Sana sığınıyorum. Bu iki yavrumu, şeytanın ve kötü bakışlı insanların şerrinden sen koru…”

Peygamberimiz bu duanın, Hz. İbrahim’in, oğulları İsmail ve İshak’a; Hz. Yakub’un da oğlu Yusuf’a yaptığı duanın aynısı olduğunu söylermiş…

Peygamber Efendimiz, zaman zaman torunlarını yanına çağırarak koklar ve öpermiş. Onlar için sevgili Peygamberimiz: “Bunlar benim bu dünyadaki iki reyhanımdır” diyormuş… Sahi, çocuklar, reyhan nedir, biliyor musunuz?

Reyhan, güzel kokulu bir çiçektir.. Demek ki çocuklar, Peygamberimizin gözünde güzel kokulu çiçeklermiş… Bizler de, Hasan ve Hüseyin’e, gül kokulu Peygamberimizin gül kokulu torunları dersek, herhalde abartmış olmayız değil mi? Öpüp kokladığı güller…

Sevgili Peygamberimiz, torunları Hasan ve Hüseyin neşelensinler, sevinsinler diye çeşitli davranışlarda bulunurmuş. Sözgelimi, dilini çıkararak Hasan’a doğru uzatırmış. Peygamberimizin dilinin kırmızılığını görünce, Hasan bundan çok hoşlanır, neşeyle dolarmış…

Yine Peygamberimiz sakalıyla Hasan’ın oynamasına izin verirmiş. Bu esnada Hasan’ın parmaklarını ısıracakmış gibi yaparmış. Hasan bundan çok hoşlanır, neşelenirmiş. Bazen gecenin ilerleyen saatlerine rağmen yanında kalmalarına izin verirmiş. Sonunda bu tatlı yavrular, Peygamberimizin göğsünde yada karnı üzerinde uyuyakalırlarmış.

Bir defasında ise, Peygamberimiz davetli olduğu yere torunu Hüseyin’i götürmek istemiş. Bu sırada arkadaşlarıyla oynamakta olan Hüseyin’i yakalamak üzereyken, Hüseyin sağa sola koşmaya başlamış. Peygamberimiz de yakalayıncaya kadar onu taklit ederek sağa sola koşmuş… Sonuçta Hüseyin’i yakalamış ve onu kucaklayarak öptükten sonra şöyle buyurmuş: “Hüseyin benimdir, ben de Hüseyin’in”

Sevgili Peygamberimiz, kızı Fatıma’yı ziyaret ettiği zaman kendisini karşılayan Hasan ve Hüseyin’i hemen omuzlarına alır ve onları sevmekle işe başlarmış. Yine böyle bir durumda, onları Peygamberimizin omzunda gören Hazreti Ömer, Hasan ve Hüseyin’e dönerek: “Ne mutlu size, ne kadar değerli birinin omzundasınız,” demiş. Peygamberimiz de : “Tabii, çünkü onlar da benim için çok değerli kimselerdir,” diye karşılık vermiş.

Günlerden bir gün, Peygamberimizin, torunu Hasan’ı öpüp kokladığı bir anda içeri giren bir adam bunu yadırgamış ve şöyle demiş : “Benim on çocuğum var ama doğrusu hiçbirini bu şekilde öpmedim.” Peygamberimiz de ona şu anlamlı cevapla karşılık vermiş: “Allah senin kalbinden merhameti söküp almışsa ben ne yapabilirim?..”

Torunlarını çok seven Peygamberimiz, onları omzuna alarak dolaştırır, camiye gittiğinde de beraberinde götürürmüş. Sevgili Peygamberimiz, zaman zaman Hasan ve Hüseyin’i güreştirir veya ok atma yarışı yaptırırmış.

Ama Peygamberimiz hiçbir zaman taraf tutmaz, onlara eşit şekilde davranırmış. Birini diğerinden ayırmaz, ikisine de aynı ölçüde değer verirmiş. Konuyu daha iyi anlamak için, gelin, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin babası Hz. Ali’yi dinleyelim:

“Peygamber Efendimiz bizi ziyarete gelmişti. Yanımızda geceledi. O sırada Hasan ile Hüseyin uyuyorlardı. Bir ara Hasan su istedi. Derhal yerinden kalkan Peygamberimiz bardağa su koyup getirdi. Bu arada Hüseyin de uyandı ve suyu önce o içmek istedi. Peygamberimiz ise suyu Hasan’a verdi.

Bunun üzerine Fatıma dayanamıyarak: “Hasan’ı, Hüseyin’den çok seviyor gibisin babacığım,” deyince, Peygamber Efendimiz: “Hayır, önce Hasan istediği için ona verdim,” dedi…

Bu olaydan şu sonuca varabiliriz değil mi çocuklar? Bizler de günlük yaşantımızda, kardeşlerimizle olan ilişkilerimizde aceleci olmamalıyız. Sabırlı olmalı ve kardeşlerimizin de hakkını gözetmeliyiz. Zaten sevgili Peygamberimiz de “gerçek mümin, kendisi için istediğini başkası içinde isteyen kişidir” dememiş miydi !…

Gelen arama terimleri:hz hasan ve hüseyin ile ilgili hikayeler
(Visited 177 times, 1 visits today)