Seyyid Abd├╝lkadir Geylani (r.a.)

kubbe-sehir

B├╝y├╝k ─░slam ├ólimlerinden ve evliyan─▒n me┼čhurlar─▒ndand─▒r. K├╝nyesi, Ebu MuhammedÔÇÖdir. Muhyiddin, Gavs-├╝l-aÔÇÖzam, Kutb-i Rabbani, Sultan-ul-evliya, Kutb-i aÔÇÖzam gibi lakablar─▒ vard─▒r.

─░ranÔÇÖ─▒n Geylan ┼čehrinde 1078 (h.471) y─▒l─▒nda do─čdu. Babas─▒ Ebu Salih bin Musa CengidostÔÇÖtur. Hazret-i HasanÔÇÖ─▒n o─člu Hasan-─▒ M├╝sennaÔÇÖn─▒n o─člu AbdullahÔÇÖ─▒n soyundand─▒r. Annesinin ismi Fat─▒ma, lakab─▒ ├ťmm-├╝l-hayr olup seyyidedir. Bunun i├žin Geylani hazretleri, hem seyyid, hem ┼čerifdir. 1166 (h.561) y─▒l─▒nda Ba─čdatÔÇÖta vefat etti. T├╝rbesi Ba─čdatÔÇÖtad─▒r.

Ehl-i s├╝nnet itikad─▒n─▒ ve din bilgilerini her tarafa yayd─▒. F─▒k─▒h ve hadis ilimlerinde m├╝ctehid idi. ├ľnceden ┼×afii mezhebinde idi. Hanbeli mezhebi unutulmak ├╝zere oldu─čundan, Hanbeli mezhebine ge├žti. B├Âylece, bu mezhep yay─▒ld─▒.

Abd├╝lkadir Geylani hazretleri daha do─čmadan, ilerde b├╝y├╝k bir zat olaca─č─▒na dair alametler, i┼čaretler g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝. M├╝barek babas─▒na r├╝yas─▒nda Peygamber efendimiz; ÔÇťEy Ebu Salih! Allah├╝ te├ól├ó bu gece sana k├ómil, olgun ve derecesi y├╝ksek bir erkek evlad ihsan etti. O benim o─člum ve sevdi─čimdir. Evliya aras─▒nda derecesi y├╝ksek olacakÔÇŁ buyurdu.

Do─čduktan sonra y├╝ksek halleri ile dikkatleri ├žekti. Ramazan-─▒ ┼čerifte g├╝n boyunca s├╝t emmez, iftar olunca emerdi. Bu halini ┼ču beyti ile anlat─▒r:

Ba┼člang─▒c─▒m ┼č├Âyleydi, dillerde s├Âylenirdi
Be┼čikteyken oru├žtum, bunu herkes bilirdi.

Do─čdu─ču senenin Ramazan-─▒ ┼čerif ay─▒n─▒n sonunda havalar bulutlu ge├žmi┼čti. Bunun i├žin Ramazan─▒n ├ž─▒k─▒p ├ž─▒kmad─▒─č─▒nda teredd├╝t edildi. Halk annesine ├žocu─čun s├╝t emip emmedi─čini sordular. Emmedi─čini ├Â─črenince, Ramazan─▒n hen├╝z ├ž─▒kmad─▒─č─▒n─▒ anlay─▒p oruca devam ettiler.

Bir g├╝n Abd├╝lkadir Geylani hazretlerine, ÔÇťBu i┼če ba┼člad─▒─č─▒n─▒zda, bu yola ad─▒m att─▒─č─▒n─▒zda, temeli ne ├╝zerine att─▒n─▒z? Hangi ameli esas ald─▒n─▒z da b├Âyle y├╝ksek dereceye ula┼čt─▒n─▒z?ÔÇŁ diye sordular. Buyurdu ki:
ÔÇťTemeli s─▒dk ve do─čruluk ├╝zerine att─▒m. Asla yalan s├Âylemedim. Yalan─▒ ka─č─▒da bile yazmad─▒m ve hi├ž yalan d├╝┼č├╝nmedim. ─░├žim ile d─▒┼č─▒m─▒ bir yapt─▒m. Bunun i├žin i┼člerim hep rast gitti. ├çocuk iken maksad─▒m, niyetim, ilim ├Â─črenmek, onunla amel etmek, ├Â─črendiklerime g├Âre ya┼čamakt─▒. K├╝├ž├╝kl├╝─č├╝mde Arefe g├╝n├╝ ├žift s├╝rmek i├žin tarlaya gittim bir ├Âk├╝z├╝n kuyru─čundan tutunup, arkas─▒ndan gidiyordum. Hayvan dile geldi ve d├Ân├╝p bana; ÔÇťSen bunun i├žin yarat─▒lmad─▒n ve bununla emrolunmad─▒nÔÇŁ dedi. Korktum, geri d├Ând├╝m. Evimizin dam─▒na ├ž─▒kt─▒m. G├Âz├╝me, hac─▒lar g├Âz├╝kt├╝. ArafatÔÇÖta vakfeye durmu┼člard─▒. Anneme gidip; ÔÇťBeni Allah├╝ te├ól├ón─▒n yolunda bulundur. ─░zin ver, Ba─čdatÔÇÖa gidip ilim ├Â─čreneyim. Salih zatlar─▒ ve evliyay─▒ bulup ziyaret edeyimÔÇŁ dedim. Annem sebebini sordu, g├Ârd├╝klerimi anlatt─▒m. A─člad─▒, kalk─▒p babamdan miras kalan seksen alt─▒n─▒n yar─▒s─▒n─▒ karde┼čime ay─▒rd─▒. Kalan─▒n─▒ bana verip, alt─▒nlar─▒ elbisemin koltu─čunun alt─▒na dikti. Gitmeme izin verip, her ne olursa olsun do─čruluk ├╝zere olmam─▒ s├Âyleyip, benden s├Âz ald─▒. ÔÇťHaydi Allah selamet versin o─člum. Allah├╝ te├ól├ó i├žin ayr─▒ld─▒m. Art─▒k k─▒yamete kadar bir daha y├╝z├╝n├╝ g├ÂrememÔÇŁ dedi.

K├╝├ž├╝k bir kafile ile Ba─čdatÔÇÖa gitmek ├╝zere yola ├ž─▒kt─▒m. HemedanÔÇÖ─▒ ge├žince, altm─▒┼č atl─▒ e┼čk─▒ya ├ž─▒ka geldi. Kafilemizi bast─▒lar. Kervan─▒ soydular. ─░├žlerinden biri benim yan─▒ma geldi. ÔÇťEy dervi┼č! Senin de bir ┼čeyin var m─▒?ÔÇŁ diye sordu. ÔÇťK─▒rk alt─▒n─▒m varÔÇŁ dedim. ÔÇťNerededir?ÔÇŁ dedi. ÔÇťKoltu─čumun alt─▒nda dikiliÔÇŁ dedim. Alay ediyorum zannetti. Beni b─▒rak─▒p gitti. Bir ba┼čkas─▒ geldi, o da sordu. Fakat, o da b─▒rak─▒p gitti. ─░kisi birden reislerine gidip, bu durumu s├Âylediler. Reisleri beni ├ža─č─▒rtt─▒. Bir yerde, kafileden ald─▒klar─▒ mallar─▒ taksim ediyorlard─▒. Yan─▒na gittim. ÔÇťAlt─▒n─▒n var m─▒?ÔÇŁ dedi. ÔÇťK─▒rk alt─▒n─▒m varÔÇŁ dedim. Elbisemin koltuk alt─▒n─▒ s├Âkmelerini s├Âyledi. S├Âk├╝p, alt─▒nlar─▒ ├ž─▒kard─▒lar. ÔÇťNeden bunu s├Âyledin?ÔÇŁ dediler. ÔÇťAnnem, ne olursa olsun yalan s├Âylemememi tembih etti. Do─čruluktan ayr─▒lmayaca─č─▒ma s├Âz verdim. Verdi─čim s├Âzde durmam laz─▒mÔÇŁ dedim. E┼čk─▒ya reisi, a─člamaya ba┼člad─▒ ve; ÔÇťBu kadar senedir ben, beni yarat─▒p, yeti┼čtiren Rabbime verdi─čim s├Âz├╝ bozuyorumÔÇŁ dedi. Bu pi┼čmanl─▒─č─▒ndan sonra tevbe edip, haydutlu─ču b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. Yan─▒ndakiler de, ÔÇť─░nsanlar─▒ soymakta, yol kesmede sen bizim reisimiz idin, ┼čimdi tevbe etmekte de reisimiz olÔÇŁ dediler. Sonra, hepsi tevbe ettiler. Kafileden ald─▒klar─▒ mallar─▒ sahiplerine geri verdiler. ─░lk defa benim vesilemle tevbe edenler, bu altm─▒┼č ki┼čidir.ÔÇŁ

Abd├╝lkadir Geylani efendi, Ba─čdatÔÇÖa geldi. Buradaki me┼čhur ├ólimlerden ders almak suretiyle hadis, f─▒k─▒h ve tasavvuf ilimlerinde ├žok iyi yeti┼čti.

─░lim tahsilini tamamlay─▒p yeti┼čtikten sonra, vaaz ve ders vermeye ba┼člad─▒. Hocas─▒ Ebu Said MahzumiÔÇÖnin medresesinde verdi─či ders ve vaazlar─▒na gelenler medreseye s─▒─čmaz sokaklara ta┼čard─▒. Bu sebeple, ├ževresinde bulunan evler de ilave edilmek suretiyle medrese geni┼čletildi. Bu i┼č i├žin Ba─čdat halk─▒ ├žok yard─▒mc─▒ oldu. Zenginler para vererek, fakirler ├žal─▒┼čarak yard─▒m ettiler. Derslerine devam edenler aras─▒nda pek ├žok ├ólim yeti┼čti.

Abd├╝lkadir Geylani hazretleri tasavvuf bilgilerini herkesin anlayaca─č─▒ ┼čekilde sundu. Peygamber efendimizin bereketiyle s├Âzleri gayet tatl─▒ ve tesirli idi.

Bir g├╝n, minberde oturmu┼č vaaz ediyordu. Birden s├╝ratle en son basama─ča indi. Ayakta, elini elinin ├╝st├╝ne koyarak, m├╝tevaz─▒ bir ┼čekilde durdu. Bir m├╝ddet sonra minbere ├ž─▒kt─▒. Eski yerine oturdu ve vaaz─▒na devam etti. Oradakilerden birisi, ne oldu diye sual edince; ÔÇťCeddim Resulullah─▒ g├Ârd├╝m. Geldi ve minber ├Ân├╝nde durdu. Haya edip, son basama─ča indim. Kalk─▒p, gitmeye ba┼člay─▒nca, bana yerime oturmam─▒ ve insanlara vaaz etmemi emretti, dedi.

Sohbetlerinde bazen birka├ž ki┼či co┼čarak kendinden ge├žerdi. Haftada ├╝├ž g├╝n, cuma, sal─▒ ve pazartesi gecesi halka vaaz ederdi. Vaaz─▒nda, ├ólim ve evliyadan zatlar da bulunur, hepsi b├╝y├╝k bir huzur i├žerisinde dinlerlerdi. K─▒rk sene b├Âyle devam etti. Ders ve fetva vermeye yirmi sekiz ya┼č─▒nda ba┼člam─▒┼č olup, bu hal altm─▒┼č ya┼č─▒na kadar devam etti. Huzurunda KurÔÇÖan-─▒ kerim tegannisiz gayet sade, tecvide riayetle okunurdu. D├Ârt y├╝z ├ólim onun anlatt─▒klar─▒ndan notlar tutar, izdiham, kalabal─▒k sebebiyle birbirlerinin s─▒rtlar─▒nda yazarlard─▒. Sorulan suallere gayet a├ž─▒k ve doyurucu cevaplar verirdi.
Derin ilim sahibi idi. On ├╝├ž ├že┼čit ilimde ders verirdi.

├ľnce laz─▒m olan din bilgilerini ├Â─črenmeyi tavsiye ederdi. Cubbai ismindeki bir zat anlat─▒r:
Evliyan─▒n hayat─▒ndan ve s├Âzlerinden bahseden arabi Hilyet-├╝l-Evliya kitab─▒n─▒ birisinden dinlemi┼čtim. Kalbim yumu┼čad─▒ ve halktan uzakla┼č─▒p yaln─▒z ibadetle me┼čgul olmak istedim. Gidip Abd├╝lkadir GeylaniÔÇÖnin arkas─▒nda namaz k─▒ld─▒ktan sonra huzurunda oturdum. Bana bak─▒p; ÔÇťE─čer inzivaya ├žekilmek istersen, ├Ânce ilim, sonra da yeti┼čmi┼č ve yeti┼čtirebilen rehber zatlar─▒n, yani m├╝r┼čid-i k├ómillerin huzurunda edep ├Â─čren. Daha sonra inzivaya, yaln─▒z ibadete ba┼čla. Yoksa, ibadet ederken dinde bilmedi─čin bir ┼čeyi ├Â─črenmek icap eder de, yerinden ayr─▒lmak durumunda kal─▒rs─▒nÔÇŁ buyurdu.

Ba─čdatÔÇÖ─▒n ileri gelen ├ólimleri, herbiri bir mesele sorup imtihan etmek i├žin huzuruna gelip oturdular. Bu esnada Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin g├Â─čs├╝nden ancak kalb g├Âz├╝ a├ž─▒k olanlar─▒n g├Ârebildi─či bir nur ├ž─▒kt─▒ ve ├ólimlerin g├Â─čs├╝nden ge├žip gitti. ├élimleri bir hal kaplay─▒p, Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin ayaklar─▒na kapand─▒lar. Bunun ├╝zerine onlar─▒ tek tek ba─čr─▒na bast─▒ ve ┼čimdi suallerinizi sorun buyurdu. Her biri suallerini sorup, hemen cevab─▒n─▒ ald─▒. Onlara; ÔÇťSize ne oldu b├Âyle?ÔÇŁ denildi─činde; ÔÇťHuzurunda oturdu─čumuzda, b├╝t├╝n bildiklerimizi unuttuk. Bizi ba─čr─▒na bas─▒nca unuttuklar─▒m─▒z─▒ tekrar hat─▒rlad─▒k. Suallerimizi sorunca, ├Âyle cevaplar ald─▒k ki, hayrette kald─▒kÔÇŁ dediler.

Abd├╝lkadir Geylani hazretleri felsefe ile me┼čgul olmay─▒ ho┼č g├Ârmezdi, ondan men ederdi. Felsefenin kayna─č─▒ ak─▒ld─▒r. Filozof, ├že┼čitli bilgileri d├╝zene koyarak madde, hayat, yarat─▒l─▒┼č, d├╝nya ruh, ├ólem, ├Âl├╝m ve sonras─▒ gibi konulara akl─▒na dayanarak cevaplar bulmaya ├žal─▒┼č─▒r. Bunu yaparken buldu─ču cevaplar─▒n Allah├╝ te├ól├ó taraf─▒ndan g├Ânderilen dinlere uyup uymamas─▒na bakmaz. Bu sebeple do─čru yoldan ayr─▒l─▒rlar. Felsefecilerin ortaya koydu─ču bilgiler, gerek fen bilgilerinin de─či┼čmesi, gerekse sonra gelen filozoflar─▒n ├Âncekilerden farkl─▒ d├╝┼č├╝nmesi sebebiyle ya k─▒smen yahut tamamen de─či┼čir. Bu itibarla sonra gelenler ├Ânce gelenleri daima tenkit etmekle veya onlar─▒n felsefelerini y─▒kmakla i┼če ba┼člarlar. Ak─▒l yaln─▒z ba┼č─▒na yol g├Âsterici de─čildir. Dinin rehberli─čine muhta├žt─▒r. Yoksa sap─▒t─▒r. Bunun i├žin din b├╝y├╝kleri itikad─▒n bozulabilece─čini bildikleri i├žin, felsefe ile u─čra┼čmaktan men etmi┼člerdir.

├çok sab─▒rl─▒ idi. Talebelerinin suallerini k─▒zmadan cevapland─▒r─▒r, dersi ge├ž anlayanlara sab─▒rla anlat─▒rd─▒. Ubey isminde, anlat─▒lanlar─▒ zor kavrayan bir talebe vard─▒. Bir g├╝n ders s─▒ras─▒nda ─░bn-├╝s-Semhal isminde bir zat gelmi┼čti. Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin onun dersi ge├ž anlamas─▒na kar┼č─▒ g├Âsterdi─či tahamm├╝le hayran kald─▒. O talebe dersini al─▒p ├ž─▒kt─▒ktan sonra, g├Âsterdi─či sabra hayret etti─čini s├Âyleyince, Abd├╝lkadir Geylani hazretleri; ÔÇťBir hafta daha yorulaca─č─▒m, ondan sonra vefat edece─čimÔÇŁ buyurdu. Dedi─či gibi bir hafta sonunda vefat etti.

Abd├╝lkadir Geylani hazretleri heybetli idi. Az konu┼čur, ├žok s├╝kut eder, konu┼čtu─čunda gayet cazip, a├ž─▒k ve net konu┼čurdu. ┼×ahs─▒ i├žin k─▒zmaz. Din hususunda asla taviz vermezdi. Misafirsiz gece ge├žirmezdi. Zay─▒flara yard─▒m eder, fakirleri doyururdu. ─░steyeni geri ├ževirmez, iki elbisesi varsa, mutlaka birini isteyene verirdi. Yan─▒nda oturanlarda; ÔÇťOndan daha kerim ve l├╝tufk├ór kimse olamazÔÇŁ kanaati hakim olurdu. Sevdiklerinden biri gurbete ├ž─▒ksa, ondan haber sorar, sevgi ve alakas─▒n─▒ muhafaza ederdi. Kendisine k├Ât├╝ davrananlar─▒ affederdi. K├Ât├╝l├╝klere dalm─▒┼č ├žok kimse, h─▒rs─▒z ve e┼čk─▒ya onun vas─▒tas─▒yla tevbe etti. K├Âleleri sat─▒n al─▒p, azat ederdi. Verdi─či s├Âz├╝ tutar, kimseye kar┼č─▒ k├Ât├╝l├╝k d├╝┼č├╝nmezdi. Ambar─▒nda helalden kazand─▒─č─▒ bu─čday bulunurdu. Hizmet├žisi, kap─▒da ekmek elinde durur ve halka ┼č├Âyle seslenirdi: ÔÇťYemek isteyen, ekmek isteyen, yatmak isteyen kimse yok mu? Gelsin!ÔÇŁ

Kendisine hediye gelse, yan─▒ndakilere da─č─▒t─▒r, bir k─▒sm─▒n─▒ da, kendisine ay─▒r─▒rd─▒. Hediyeye, mutlaka kar┼č─▒l─▒k verirdi. Fakirlerin ve dervi┼člerin nafakas─▒n─▒ sat─▒n almak i├žin, vazifeli hizmet├žilerinin, bir ba┼čka i┼či olsa, yahut hastalansalar, kendisi ├žar┼č─▒ya ├ž─▒kar, ceddi Resulullah efendimize sallallah├╝ aleyhi ve sellem uyarak, ev i├žin l├╝zumlu ┼čeyleri sat─▒n al─▒rd─▒. Bir toplulukla yolculukta olsa ve bir yerde konaklasalar, kendi eliyle, el de─čirmeninde bu─čday ├Â─č├╝t├╝r, hamur yapar, ekmek pi┼čirir, hepsine taksim ederdi. Kendini ziyarete gelenlere sayg─▒ g├Âsterir, tevazu ederdi. ├çok g├╝nler, et ve ya─č yemezdi. Bir g├╝n yedi ├žocuk, ellerinde yar─▒m┼čar dirhem ile gelip, her biri yar─▒m dirhemini eline koydu ve sat─▒n ald─▒rmak istedikleri ┼čeyleri s├Âylediler. ├çar┼č─▒ya gidip, istedikleri ┼čeyleri sat─▒n alarak getirip ├žocuklara verdi. G├Ân├╝llerini ho┼č etti.

S─▒k─▒nt─▒s─▒ ve dile─či olanlar onu vesile ederek, araya koyarak Allah├╝ te├ól├óya dua ettiklerinde dileklerine kavu┼čurlard─▒.
Bir defas─▒nda; ÔÇť─░yi m├╝ridlerin hali malum, ya k├Ât├╝lerinki ne olacak?ÔÇť diye sorduklar─▒nda; ÔÇť─░yi olanlar kendilerini bize adam─▒┼člard─▒r. K├Ât├╝lere gelince biz de kendimizi onlar─▒ kurtarmak i├žin adad─▒kÔÇŁ buyurdular.

Cinler de kendisinden ├žekinir, itaat edip s├Âz├╝n├╝ dinlerlerdi.
Duas─▒ makbul idi. Ba─čdat halk─▒ndan biri ona gelerek; ÔÇťBabam─▒ r├╝yada azap i├žerisinde g├Ârd├╝m. Bana ┼×eyh Abd├╝lkadirÔÇÖe git, bana dua etsin. Belki Allah├╝ te├ól├ó beni azaptan kurtar─▒rÔÇŁ dedi. Bunun i├žin sana geldim. Babama dua ediverin de azaptan kurtulsunÔÇŁ dedi. Abd├╝lkadir Geylani hazretleri s├╝kut buyurdu. Bir ┼čey s├Âylemedi. O ┼čah─▒s ikinci gece babas─▒n─▒ r├╝yas─▒nda ye┼čil bir c├╝bbe i├žerisinde ne┼čeli ne┼čeli g├Âr├╝nce hayret edip; ÔÇťBaba, d├╝n azap i├žindeydin, bug├╝n ise ne┼čelisin. Sebebi nedir?ÔÇŁ diye sordu. Babas─▒; ÔÇť┼×eyh Abd├╝lkadir bana dua etti. Allah├╝ te├ól├ó onun duas─▒ h├╝rmetine beni azaptan kurtard─▒ÔÇŁ dedi.

Onu g├Âren tesiri alt─▒nda kal─▒r, m├╝barek biri oldu─čunu hisseder, kalbi kat─▒ ise, yumu┼čard─▒. Cuma g├╝nleri camiye giderken, halk onu g├Ârmek i├žin sokaklar─▒ doldururdu. Kendisi hakk─▒nda k├Ât├╝l├╝k d├╝┼č├╝nene merhamet eder, onun iyili─čini isterdi. ├çilesini ├žekmeden y├╝ksek mertebelere ula┼č─▒lamayaca─č─▒n─▒ s├Âylerdi.

EbuÔÇÖl-Hacer Hamid Hirani anlat─▒yor:

Bir g├╝n Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin medresesine gittim ve huzurunda oturdum. Bana; ÔÇťEy Hamid! Bir g├╝n gelecek meliklerin, sultanlar─▒n minderinde oturacaks─▒nÔÇŁ buyurdu. Aradan epeyce zaman ge├žip, HiranÔÇÖa d├Ân├╝nce, Sultan Nureddin beni ├ža─č─▒r─▒p yan─▒na oturttu ve evkaf bakan─▒ yapt─▒. O g├╝nden beri devaml─▒ Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin o s├Âz├╝n├╝ hat─▒rlar─▒m.

Her zaman gizli a├ž─▒k kerametleri g├Âr├╝l├╝rd├╝. Abd├╝lkadir Geylani hazretleri buyurur ki:
ÔÇťKerametler ancak bir hay─▒r, hikmet i├žin g├Âsterilir. Kerametini gizlemeyen d├╝nyaya d├╝┼čk├╝nd├╝r. Bana talebe olan yahut evlad─▒mdan ve halifelerime ba─čl─▒ olup, keramet derecesine ula┼č─▒p, maksats─▒z keramet izhar edenin y├╝z├╝ iki d├╝nyada kara olur.ÔÇŁ

Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin insanlar─▒ gafletten uyaran, kendilerine gelmesine vesile olan pek ├žok s├Âz├╝ vard─▒r. Bunlardan baz─▒lar─▒ ┼čunlard─▒r:

ÔÇť─░nsanlara rehberlik eden kimsede ┼ču hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz. Kusurlar─▒ ├Ârt├╝c├╝ ve ba─č─▒┼člay─▒c─▒ olmas─▒, ┼čefkatli ve yumu┼čak olmas─▒, do─čru s├Âzl├╝ ve iyilik yap─▒c─▒ olmas─▒, iyili─či emredip, k├Ât├╝l├╝klerden men edici olmas─▒, misafirperver ve geceleri insanlar uyurken ibadet edici olmas─▒, ├ólim ve cesur olmas─▒.ÔÇŁ

ÔÇť┼×├╝kr├╝n esas─▒, nimetin sahibini bilmek, bunu kalb ile itiraf etmek ve dille s├Âylemektir.ÔÇŁ

ÔÇťB├╝y├╝k ├ólimlere t├óbi olunuz; bidÔÇÖat yoluna, dinde olmay─▒p, sonradan ├ž─▒kar─▒lan ┼čeylere sapmay─▒n─▒z. ─░taat ediniz, muhalefet etmeyiniz. Sabrediniz, s─▒zlanmay─▒n─▒z. Sabit kal─▒n─▒z, ayr─▒l─▒p da─č─▒lmay─▒n─▒z. Bekleyiniz, ├╝mit kesmeyiniz. ├ľz├╝n├╝z├╝ g├╝nahtan temizleyiniz, kirletmeyiniz. Hele Rabbinizin kap─▒s─▒ndan hi├ž ayr─▒lmay─▒n─▒z.ÔÇŁ

ÔÇťKalb d├╝nya arzular─▒ndan birine ba─čl─▒ kald─▒─č─▒ ve ge├žici lezzetlerden birinin pe┼čine tak─▒l─▒p gitti─či m├╝ddet├že, imkan─▒ yok, ahireti sevmi┼č olamaz.ÔÇŁ

ÔÇťM├╝min, insanlara kar┼č─▒ y├╝z├╝nden sevin├žli oldu─čunu g├Âsterir. Fakat kendi mahzundur. Peygamber efendimiz; ÔÇťM├╝minin sevinci y├╝z├╝ndedir. Halbuki kalbi mahzundurÔÇŁ buyurmaktad─▒r. M├╝minin tefekk├╝r├╝, d├╝┼č├╝nmesi, a─člamas─▒ ├žok, g├╝lmesi azd─▒r. Tebess├╝m├╝ ile kalbindeki h├╝zn├╝ gizler. D─▒┼čar─▒da ge├žimini temin etmekle u─čra┼č─▒yor g├Âr├╝n├╝r, kalbi Rabbini anmakla me┼čguld├╝r. ├çoluk ├žocu─ču ile u─čra┼č─▒yor g├Âr├╝n├╝r, kalbi Rabbi iledir.ÔÇŁ

ÔÇť─░nsanlara g├Âsteri┼č i├žin amel yap─▒p, sonra da bunu Allah├╝ te├ól├ón─▒n kabul etmesini istemek yak─▒┼č─▒r m─▒? H─▒rs─▒, ┼č─▒mar─▒kl─▒─č─▒, azg─▒nl─▒─č─▒ ve d├╝nyaya d├╝┼čk├╝nl├╝─č├╝ b─▒rak. Sevincini ve ne┼čeni biraz azalt. Biraz h├╝z├╝nl├╝ ol. Peygamber efendimiz ba┼čkas─▒n─▒n kalbini ferahland─▒rmak i├žin tebess├╝m buyururlard─▒.ÔÇŁ

─░lk ├Ânce yap─▒lmas─▒ laz─▒m olan ┼čeyler hususunda:

ÔÇťM├╝minin, en ├Ânce farzlar─▒ yapmas─▒ laz─▒md─▒r. Farzlar─▒ bitirdikten sonra, vacip ve s├╝nnetleri yapar. Ondan sonra, nafilelerle me┼čgul olur. Farz borcu varken s├╝nnet ile me┼čgul olmak, ahmakl─▒kt─▒r. Farz borcu olan─▒n, s├╝nnetleri kabul olmaz. Hazret-i AliÔÇÖnin rivayet etti─či hadis-i ┼čerifte, Resulullah efendimiz buyuruyor ki:ÔÇť├ťzerinde farz borcu olan kimse, kazas─▒n─▒ k─▒lmadan nafile k─▒larsa, bo┼č yere zahmet ├žekmi┼č olur. Bu kimse, kazas─▒n─▒ ├Âdemedik├že, Allah├╝ te├ól├ó, onun nafile namazlar─▒n─▒ kabul etmez.ÔÇŁ M├╝min, bir t├╝ccara benzer. Farzlar onun sermayesi, nafileler de kazanc─▒d─▒r. Sermaye kurtar─▒lmad─▒k├ža, kazanc─▒ olamazÔÇŁ buyurdu.

K├Ât├╝ arkada┼člardan uzak olmay─▒ tavsiye eder, ┼č├Âyle buyururdu:

ÔÇťK├Ât├╝ arkada┼člar─▒ terk et. Onlara sevgi duyma, salihleri sev. Yak─▒n─▒n bile olsa, k├Ât├╝ arkada┼čtan uzak dur. Uzak bile olsa, iyi arkada┼člarla beraber ol. Kimi seversen, seninle onun aras─▒nda bir yak─▒nl─▒k has─▒l olur. Bu bak─▒mdan, sevgi besledi─čin kimsenin kim oldu─čuna iyi bak.

Ey o─čul! Senin d├╝┼č├╝ncen, yiyecek, i├žecek, giyecek ve d├╝nya lezzetleri olmas─▒n. B├╝t├╝n bunlar, nefsin ve insan tabiat─▒n─▒n istedi─či ┼čeylerdir. Kalbin d├╝┼č├╝ncesi nerede, nefsin ve tabiat─▒n istekleri nerede? Kalbin d├╝┼č├╝ncesi Allah├╝ te├ól├ód─▒r. Senin d├╝┼č├╝ncen, Rabbin ve Onun kat─▒nda bulunan nimetler olmal─▒d─▒r. D├╝nyadan (haram ve ┼č├╝phelilerden) ne terk edersen, mutlaka bunun kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ahirette ondan daha hay─▒rl─▒s─▒ vard─▒r. ├ľmr├╝nde sadece ┼ču i├žerisinde bulundu─čun g├╝n├╝n kald─▒─č─▒n─▒ farz et de ahiret i├žin haz─▒rl─▒k yap.ÔÇŁ

Faydas─▒z ┼čeyleri b─▒rakmak hususunda:

ÔÇťEy zavall─▒! Sana fayda vermeyen ┼čeyler hakk─▒nda konu┼čmay─▒ b─▒rak. D├╝nya ve ahirette sana fayda verecek i┼člerle u─čra┼č. Bo┼č i┼člerle u─čra┼čmay─▒ b─▒rak. Kalbinden d├╝nya d├╝┼č├╝ncelerini ├ž─▒kar. ├ç├╝nk├╝ yak─▒nda d├╝nyadan al─▒nacak, ahirete g├Ât├╝r├╝leceksin. D├╝nyada rahat ve ho┼č bir hayat arama. Resul-i ekrem;ÔÇťHayat, ahiret hayat─▒d─▒rÔÇŁ buyurdu.ÔÇŁ

─░yi zan sahibi olmak hakk─▒nda:

ÔÇťM├╝sl├╝manlar hakk─▒nda iyi zan sahibi ol. Onlar hakk─▒nda niyetini d├╝zelt. Her t├╝rl├╝ hay─▒r i┼či yapmaya ko┼č. Bilmedi─čin hususlarda ahireti d├╝┼č├╝nen ├ólimlere sor.ÔÇŁ

Dua hakk─▒nda:
ÔÇťAllah├╝ te├ól├ódan d├╝nya ve ahiretin hay─▒rlar─▒n─▒ iste. Sak─▒n; ÔÇťBen istiyorum. Fakat Allah├╝ te├ól├ó vermiyor, ben de bundan sonra istemeyece─čim.ÔÇŁ deme. Duaya devam et. E─čer istedi─čin ┼čey ezelde senin i├žin takdir edilmi┼č ise, Allah├╝ te├ól├ódan istedikten sonra, Allah├╝ te├ól├ó onu sana g├Ânderir. E─čer istedi─čin o r─▒z─▒k ezelde senin i├žin takdir edilmemi┼č ise, Allah├╝ te├ól├ó seni o ┼čeye muhta├ž k─▒lmaz ve kendinden gelenlere r─▒za g├Âsterme nimetini ihsan eder. E─čer Allah├╝ te├ól├ó senin i├žin fakirlik ve hastal─▒k dilemi┼č ise, sen de Allah├╝ te├ól├óya fakirlikten ve hastal─▒ktan kurtulman i├žin yalvar─▒rs─▒n. O zaman Allah├╝ te├ól├ó sana raz─▒ ve memnun olaca─č─▒n bir hal verir. E─čer, ezelde bor├žlu olmak takdir edilmi┼čse ve sen de bor├žtan kurtulmak i├žin dua edersen, Allah├╝ te├ól├ó alacakl─▒y─▒ sana k├Ât├╝ muamele etme halinden vaz ge├žirir. Hatta borcundan azaltma veya hepsini ba─č─▒┼člama haline ├ževirir. E─čer d├╝nyada bor├žlu halden kurtarmazsa buna kar┼č─▒l─▒k sana bol sevap verir.ÔÇŁ

Ahiret i┼člerini ├Ânce yapmak hususunda:
ÔÇťAhireti sermayen, d├╝nyay─▒ bu sermayenin kazanc─▒ yap. Zaman─▒n─▒, ├Ânce ahireti elde etmek i├žin sarf et. Geri kalan vaktini, ge├žimini temin i├žin harca. Sak─▒n d├╝nyan─▒ sermaye, ahiretini onun k├ór─▒ ┼čeklinde yapma. B├Âyle yaparsan, d├╝nyadan artan zaman─▒n─▒, ahiretin i├žin sarf edersin. Bu zaman zarf─▒nda namazlar─▒n─▒ k─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒rs─▒n. Fakat ├žabucak k─▒lay─▒m diye, r├╝k├╝nlerine riayet etmezsin. Sonra d├╝nya i┼člerinden dolay─▒ yorulur ve bitkin d├╝┼čersin. Geceleri kaza namaz─▒ k─▒lmaya f─▒rsat bulamazs─▒n. Yorgunluktan ├Âl├╝ gibi yatar, g├╝nd├╝z de faydas─▒z olursun. Nefsine, heva ve iste─čine hatta ┼čeytana t├óbi olursun. Ahiretini d├╝nyaya kar┼č─▒l─▒k satars─▒n. Nefsinin k├Âlesi ve onun bine─či olursun. Halbuki sen, nefsine binmek, onu yalanlay─▒p tekzip etmek ve selamet yoluna sokmakla emrolunmu┼čsun. Bunlar ahiret yolu, Rabbine taat yoludur. Sen, nefsinden gelen istekleri kabul etmekle, kendine zulmettin. ─░pini onun eline verdin. ─░steklerinde, lezzetlerinde, hevas─▒nda ona uydun. Sonunda d├╝nya ve ahiretin hay─▒rl─▒s─▒n─▒ ka├ž─▒rd─▒n. D├╝nya ve ahiretini zarara soktun. B├Âyle olursa, K─▒yamet g├╝n├╝ din ve d├╝nya bak─▒m─▒ndan insanlar─▒n en m├╝flisi ve en zararl─▒s─▒ olursun. Nefsine uymakla, d├╝nyadan fazla bir ┼čeye ula┼čamad─▒n. E─čer nefsini ahiret yoluna ├žekseydin, ahiretini esas ve sermaye kabul etseydin, d├╝nya ve ahiretini kazan─▒rd─▒n. Nefsin k├Ât├╝l├╝klerinden korunur, iyilerden olurdun. E─čer d├╝nyaya ra─čbet etmeyerek, k├Ât├╝l├╝klerden uzak kalarak Allah├╝ te├ól├óya itaat edersen, Allah├╝ te├ól├ón─▒n has kullar─▒ndan olursun.ÔÇŁ

Yap─▒lan nasihati kabul etmek hakk─▒nda:
ÔÇťKarde┼činin sana yapt─▒─č─▒ nasihati kabul et. Ona muhalefet etme. ├ç├╝nk├╝ o, senin kendinde g├Âremedi─čin ┼čeyleri g├Âr├╝r. Bunun i├žin Resul-i ekrem; ÔÇťM├╝min, m├╝minin aynas─▒d─▒rÔÇŁ buyurmu┼čtur. M├╝min, din karde┼čine yapm─▒┼č oldu─ču nasihatlerde samimidir. Onun g├Âremedi─či ┼čeyleri bildirir. Ona, iyilikler ve k├Ât├╝l├╝kler aras─▒ndaki fark─▒ g├Âsterir. Ona, lehinde veya aleyhinde olan ┼čeyleri anlat─▒r.ÔÇŁ

Acele etmemek hususunda:

ÔÇťAcele etme. Acele eden, ya hata yapar veya hatal─▒ duruma yak─▒n olur. A─č─▒r ve temkinli hareket eden, o i┼čte ya isabet kaydeder veya isabet etmeye yakla┼č─▒r. Acele ┼čeytandand─▒r. A─č─▒r ve temkinli hareket etmek. Allah├╝ te├ól├ódand─▒r. Umumiyetle aceleye sebep, d├╝nyal─▒k toplama h─▒rs─▒d─▒r. Kanaat sahibi ol. Kanaat bitmeyen bir hazinedir.ÔÇŁ

Gaflet hakk─▒nda:
ÔÇťAllah├╝ te├ól├ódan hakk─▒yla haya ediniz. Gaflette olmay─▒n─▒z. Zaman─▒n─▒z, zayi olup gidiyor. Halbuki siz, yiyemeyece─činiz ┼čeyleri toplamak, ula┼čamayaca─č─▒n─▒z ┼čeylerin pe┼činde ko┼čmak, oturamayaca─č─▒n─▒z binalar─▒ kurmakla me┼čgul oluyorsunuz. B├╝t├╝n bunlar size, Rabbinizin huzurunda hesap vermek i├žin duraca─č─▒n─▒z─▒ unutturuyor. Halbuki Allah├╝ te├ól├óy─▒ anmak, ariflerin kalblerinde yerle┼čir. Onlar─▒n kalblerini ku┼čat─▒r. Onlara, Allah├╝ te├ól├óy─▒ hat─▒rlamaya mani olan her ┼čeyi unutturur.ÔÇŁ

Allah i├žin yap─▒lmayan i┼čler hakk─▒nda:
ÔÇťSenin dilin g├╝zel ve tatl─▒; y├╝z├╝n ise k├Ât├╝l├╝klerden kurtulmu┼č gibi g├╝l├╝yor, ya kalbinin hali nas─▒l? Cemaat i├žinde iyi g├Âr├╝n├╝yorsun, ya yaln─▒z iken, yan─▒nda kimse yok iken nas─▒ls─▒n? G├Âr├╝nd├╝─č├╝n gibi de─čilsin. Sen namaz k─▒ld─▒─č─▒n, oru├ž tuttu─čun, hay─▒r i┼čleri yapt─▒─č─▒n zaman, e─čer bunlar─▒ s─▒rf Allah├╝ te├ól├ón─▒n r─▒zas─▒n─▒ g├Âzeterek yapmazsan, nifak ├╝zere ve Allah├╝ te├ól├ódan uzak olaca─č─▒n─▒ bilmiyor musun? ┼×imdi Allah i├žin yapmad─▒─č─▒n b├╝t├╝n i┼člerin, b├╝t├╝n s├Âzlerin, adi ve baya─č─▒ niyetlerin i├žin tevbe et.
─░nsanlara g├Âsteri┼č i├žin, onlar─▒n r─▒zalar─▒n─▒ almak i├žin amel yap─▒p, sonra da bunu Allah├╝ te├ól├ón─▒n kabul etmesini istemek yak─▒┼č─▒r m─▒? H─▒rs─▒, ┼č─▒mar─▒kl─▒─č─▒, azg─▒nl─▒─č─▒ ve d├╝nyaya d├╝┼čk├╝nl├╝─č├╝ b─▒rak. Sevincini ve ne┼čeni biraz azalt. Biraz h├╝z├╝nl├╝ ol. ├ç├╝nk├╝ sen, h├╝z├╝n evinde ve d├╝nya hapishanesindesin. Resul-i ekrem daima tefekk├╝r ederdi. Sevin├žleri az, h├╝z├╝nleri ├žoktu. Az g├╝lerdi. Sadece ba┼čkas─▒n─▒n kalbini ferahland─▒rmak i├žin tebess├╝m buyururlard─▒.ÔÇŁ

Allah├╝ te├ól├ón─▒n sevgisinde samimiyetin nas─▒l belli oldu─ču hususunda:
ÔÇťKulun Allah├╝ te├ól├óy─▒ sevmesinde samimi olup olmad─▒─č─▒, ba┼č─▒na bela ve musibet geldi─či zaman ortaya ├ž─▒kar. Bela ve musibet geldi─činde sab─▒r ve s├╝kun halini muhafaza edebiliyorsa, o ger├žekten Allah├╝ te├ól├óy─▒ seviyor demektir. Musibet ve fakirlik zaman─▒nda sebat g├Âsterebilmek bu sevgiye delil ve alamet yap─▒ld─▒. Birisi Peygamber efendimize; ÔÇťBen seni seviyorumÔÇŁ deyince; ÔÇťFakirlik i├žin bir elbise haz─▒rlaÔÇŁ buyurdu. Bir ba┼čkas─▒ gelip Peygamber efendimize; ÔÇťBen Allah├╝ te├ól├óy─▒ seviyorumÔÇŁ deyince; ÔÇťBela i├žin elbise haz─▒rlaÔÇŁ buyurdu.ÔÇŁ

Sab─▒r ve tahamm├╝llerin kar┼č─▒l─▒ks─▒z kalmayaca─č─▒na dair:
ÔÇťHalinizden ┼čikayette bulunmay─▒n. Sabredin, feryat etmeyin. Do─čruluk ├╝zere devam edin. ─░steyin, istemekte b─▒kk─▒nl─▒k g├Âstermeyin. ─░├žinde bulundu─čunuz istenmeyen hallerden dolay─▒ ├╝mitsizli─če d├╝┼čmeyin. Daima ├╝mitli olun. Birbirinize d├╝┼čman de─čil, karde┼č olun. Birbirinize bu─čz etmeyin.
Allah├╝ te├ól├óya, r─▒zas─▒ i├žin yap─▒lan sab─▒rlar ve tahamm├╝ller, asla kar┼č─▒l─▒ks─▒z kalmaz. Onun i├žin bir an olsun sabrediniz, mutlaka, senelerce bu sabr─▒n m├╝kafat─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n├╝z. ├ľmr├╝ boyunca kahraman lakab─▒yla me┼čhur olan, bu lakab─▒, bir anl─▒k cesareti neticesinde kazanm─▒┼čt─▒r. Allah├╝ te├ól├ó KurÔÇÖan-─▒ kerimde mealen;ÔÇť┼×├╝phesiz ki, Allah sabredenlerle beraberdirÔÇŁ buyuruyor (Bekara suresi: 153)

Hayat─▒ f─▒rsat bilmeye dair:

ÔÇťHayatta oldu─čunuz m├╝ddet├že, ├Âmr├╝ f─▒rsat biliniz. Bir m├╝ddet sonra hayat kap─▒s─▒ kapanacak, bu d├╝nyadan ayr─▒lacaks─▒n─▒z. G├╝c├╝n├╝z yetti─či m├╝ddet├že hay─▒rl─▒ i┼čler yapmay─▒ ganimet biliniz. Tevbe kap─▒s─▒ a├ž─▒kken ve elinizde bu imkan varken bunu f─▒rsat biliniz. Tevbe ediniz. Dua etmeye imkan─▒n─▒z varken, dua ediniz. Salih kimselerle beraber olmay─▒ f─▒rsat biliniz.ÔÇŁ

Kabir ziyaretine dair:

ÔÇťKabirleri ziyaret ediniz. Salih kimseleri de ziyaret ediniz. Hay─▒rl─▒ i┼čler yap─▒n─▒z. B├Âyle yaparsan─▒z, her ┼čeyiniz d├╝zelir.ÔÇŁ

G├╝nahlardan sak─▒nmak hususunda:

ÔÇťM├╝min kimse k├╝├ž├╝k g├╝nahlar─▒ da b├╝y├╝k g├Âr├╝r. Peygamber efendimiz; ÔÇťM├╝min kimse, g├╝nah─▒n─▒ da─č gibi g├Âr├╝p, kendi ├╝zerine d├╝┼čece─činden korkar. M├╝naf─▒k ise, g├╝nah─▒n─▒ burnu ├╝zerine konan ve hemen u├žan sinek gibi g├Âr├╝rÔÇŁ buyurdu.ÔÇŁ

Hasedin, Allah├╝ te├ól├ón─▒n gazab─▒na sebep olaca─č─▒ hususunda:

Ey m├╝min! Ne oluyor ki, seni, kom┼čunu; yemede, i├žmede, giymede ve ba┼čka ┼čeylerde k─▒skan─▒r g├Âr├╝yorum. Bu nas─▒l i┼č? Bilmiyor musun ki, bu senin iman─▒n─▒ zay─▒flat─▒r. Mevlan─▒n yan─▒nda k─▒ymetin kalmaz. Seni, Allah├╝ te├ól├ón─▒n gazab─▒na u─črat─▒r. Peygamber efendimiz; ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó, haset├ži kimse nimetimin d├╝┼čman─▒d─▒r, buyurduÔÇŁ diye bildirmi┼čtir. Resul-i ekrem bir hadis-i ┼čerifte; ÔÇťAte┼č odunu yiyip bitirdi─či gibi, haset de iyilikleri yerÔÇŁ buyurdu. Sen, haset etti─čin kimseyi, hangi ve ne hususta haset ediyorsun. Onun k─▒smeti i├žin mi, yoksa kendi k─▒smetin hususunda m─▒ haset ediyorsun? E─čer onu, Allah├╝ te├ól├ón─▒n ona k─▒smet olarak verdi─či ┼čeyde haset ediyorsan, ona haks─▒zl─▒k etmi┼č olursun. Haset etti─čin kimse, Allah├╝ te├ól├ón─▒n kendisi i├žin takdir ve taksim etti─či nimetin i├žerisinde bulunmaktad─▒r. Sen onu, Allah├╝ te├ól├ón─▒n bu ihsan─▒ndan dolay─▒ haset etmekle, ne kadar haks─▒zl─▒k ve cimrilik yapt─▒─č─▒n─▒, ne kadar ak─▒ls─▒zl─▒k etti─čini biliyor musun? E─čer onu, sana takdir edilenin onun eline ge├žece─činden endi┼če ederek k─▒skan─▒yorsan, bu senin ├žok cahil oldu─čunu g├Âsterir. ├ç├╝nk├╝ senin k─▒smetini ba┼čkas─▒ yiyemez. Muhakkak ki Allah├╝ te├ól├ó sana zulmetmez. Allah├╝ te├ól├ó senin i├žin takdir etti─čini, sana nasip olarak verdi─čini, senden al─▒p ba┼čkas─▒na vermez.ÔÇŁ

Abd├╝lkadir Geylani hazretlerinin yazm─▒┼č oldu─ču pek ├žok k─▒ymetli eserlerinden baz─▒lar─▒:
1) G├╝nyet-├╝t-Talibin
2) F├╝tuh-ul-Gayb
3) Feth-ur- Rabbani
4) F├╝yuzat-─▒ Rabbaniyye
5) Hizb-├╝l-Besair
6) Cila-├╝l-Hat─▒r
7) El-Mevahib-ur-Rahmaniyye
8) Yevakit-├╝l- Hikem
9) Melfuzat-─▒ Geylani
10) Divanu GavsiÔÇÖl AÔÇÖzam

(Visited 10 times, 1 visits today)

─░lgili konular

Leave a Comment