Efendimiz’in (s.a.s) Terk Etmediği Sünnetler

cami-kuran

Sünnetin sözlük anlamı, “yol, gidiş, tabiat, prensip, kanun” demektir. Terim anlamı ise, Peygamber Efendimizin (s.a.s) söz ve fiillerinin ve takrirlerinin tümü mânâsına gelir. Takrir, bir konuda sükût etmekle, o işi reddetmemek demektir. Efendimiz’in (s.a.s) hiç terk etmediği 80 sünnet diye telefonuma mesaj geldi. Hatta bu tarz paylaşımı sosyal medyada da gördüm. Dikkatle inceledim. Terk etmediği sünnetler içerisinde hep yemeği sağ el ile yerdi, suyu üç yudumda içerdi, oturarak içerdi gibi “Âdât-ıhasene” olan sünnetler yer almaktaydı. Âdât-ı hasene Allah Resulünün (a.s.m.) yeme, içme, oturma gibi beşerî fiilleridir. Peki ne var bunda…

devamını oku ...

Sofra Sünnetleri

pide-cay-peynir

Alemlerin resülü Hz.Muhammed(s.a.v) örnek hayatı ile bizlere adeta bir rehber niteliği taşımaktadır. Onun güzel yaşantısını örnek alan bir müslüman hayatının daha da güzelleştiğini görecektir. Hz.Muhammed(s.a.v)’nin yemek adabı nasıl dı? yemekte uyguladığı sünnetler nelerdi? Bu soruların cevaplarını bir araya getirdik. 1)Yemeğe Besmele ile Başlamak Peygamber efendimiz yemeğe besmele ile başlardı. Peygamber efendimizin en önemli sünnetlerinden biriside yemeğe başlamadan önce mutlaka besmele çekerdi. Yemeğe besmele ile başlayıp yemek sonunda ise Allah’a(c.c) şükretmek için Elhamdürillah derdi. Peygamber efendimiz(s.a.v) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: Yemeğe Besmele ile başlayıp, sonunda Elhamdülillah diyenin, daha sofra kalkmadan…

devamını oku ...

Su İçmenin Sünnetleri

su-icmek

Yemek Esnasında Su İçmek Yemek esnasında veya yemekten hemen sonra su içmeyi yasaklayan bir sünnete rastlamadık. Peygamber Efendimiz (asm) yemek sırasında veya yemekten hemen sonra su içmişlerdir.3 İnsan bünyesini tanıyan otoriteler, yemek esnasında veya yemekten hemen sonra az miktarda su içilebileceğini, fakat çok su içmek için yemekten iki saat kadar sonrayı beklemenin daha sağlıklı olacağını vurgulamışlardır. İmam-ı Gazalî der ki: “Yemek esnasında çok su içmemelidir. Ancak boğazında lokma kalırsa veya susamışsa, o zaman su içebilir. Harareti olduğunda su içmek, tıbben faydalıdır. Çünkü su midenin düzenleyicisidir.”4 İbn-i Sina: “Tıp ilmini iki…

devamını oku ...

Mekke’nin fethi

mekkenin fethi, cagri film

Mekkenin Fethi Hz. Peygamber, ordusuyla 13 Ramazan 8’de (4 Ocak 630) şehirden [Medine’den] çıktı. (…) Resûl-i Ekrem’in Mekke’ye hangi tarihte girdiği konusunda farklı rivayetler bulunmakla birlikte fethin 20 Ramazan 8’de (11 Ocak 630) gerçekleştiği genel olarak kabul edilmektedir (Vâkıdî, II, 829; İbn Sa’d, II, 105; Halife b. Hayyât, s. 53). Mekkenin fethi, Müslümanların Kureyşlilerin elinde bulunan Mekke’yi 11 Ocak 630 senesinde alması ile gerçekleşmiştir. Mekke şehri Hz Muhammed’in dünyaya geldiği, çocukluğunu ve gençliği geçirdiği, Nübüvvet kitabının baştan sona indirildiği, Hz Adem döneminden itibaren tevhid inancına merkez olmuş ve en önemlisi…

devamını oku ...

Selam ve Selamlaşmak

selamlasmak

Selâm; esma-i hüsnadan, Allah’ın güzel isimlerinden biri olup, ayıptan, kusurdan, eksiklikten, fani olmaktan ve zevalden salim olan; kurtuluş ve esenlik kaynağı olan ve isteyenleri selâmete ulaştıran demektir. Kadı İyaz, selâmın muhafaza manâsına geldiğini, “Es-Selâmü aleyke” nin “Allah’ın muhafaza ve koruması senin üzerine olsun” demek olduğunu, selam verilen kimse için “Allah, yâr ve yardımcın olsun” makamında bir dua olduğunu söylemiştir. Selâm; bir kimseye rastlanıldığı , yanına varıldığı veya yanından ayrılındığı zaman ona iyilik, sıhhat ve afiyet dilemektir. Selâm, bir mü’minde bulunması gereken tevazuun ızhar edilmesidir. Selâm; mü’minlerin birbiriyle kaynaşmasını ve ülfetini…

devamını oku ...

Hendek Savaşı

hendek

Hicret’in 5. senesi 29 Şevval / Milâdî Ocak 627 Uhud Harbi’nden iki yıl sonra vuku bulan Hendek Muharebesi, İslamî ge­lişmenin önündeki engellerin büyük ölçüde bertaraf olmasında büyük rol oy­namış mühim muharebelerden biridir. Düşman saldırısını kolayca önlemek maksadıyla Resûl-i Ekrem’in emriyle Medine etrafında hendekler kazılması sebebiyle Hendek Savaşı adını alan bu muharebenin bir diğer adı da “Ah­zab”­tır. Bu adı, Ku­reyş müşrikleriyle birlikte Yahudiler, Gata­fanlar ve daha birçok Arap kabilesinin ve topluluğunun Me­dine üzerine yürümek için bir araya gelmiş olmalarından dolayı almıştır. Hatırlanacağı gibi, Resûl-i Ekrem Efendimiz, Yahudi kabilelerinden biri olan Benî…

devamını oku ...

Hendek Harbinin Başlaması

kilic-kin

Düşman, hendek arkasında çarpışmanın bir hayli zor olacağını biliyordu. Buna rağmen bütün hazırlıklarını tamamlayarak, var kuvvetiyle hücuma geçti. Fakat hendek, işlerini tahmin ettiklerinin de üstünde güçleştiriyordu. Hendeği bir türlü geçme imkân ve fırsatını elde edemiyorlardı. Haliyle bu da ümitsiz­liğe düşmelerine sebep oluyordu. Sonunda, çarpışma uzaktan uzağa ok atışlarıyla devam etti. Fakat bu da, ne­ticenin uzamasından başka bir işe yaramıyordu. Düşman ordusu, hücumlarından bir netice elde edemediğini görünce, Müs­lümanları muhasara altına almaya karar verdi. Zaten başka yapacak bir şeyleri de yoktu! Tek Tek Vuruşma Bir ara düşman süvarilerinden birkaçı atlarını sürüp…

devamını oku ...