Berat Kağıdı

berat-cicek

Berat Kağıdı Abdullah-ı Rûmî, bir sohbetinde Ebülleys-i Semerkandî’den naklen şöyle anlattı: Bir târihte Bağdât’ta, zenginler hacca gidiyorlardı. Peygamber efendimizin aşkıyla yanan bir fakîr de, o sene hacca gitmeye niyet etti ve hac kâfilesiyle yola çıktı. Kâfile hareket etmeden önce, herkes eşi-dostu ile helâllaştı. Şehir dışına çıkıldığında, zenginlerden biri bir fakîrin de hacca gittiğini görünce; “Bineğin yok, azığın yok. Sen hacca nasıl gideceksin? Bâri cebinde birkaç bin altının var mıdır?” diye alay etti. Fakîr, bu zenginin alaylı sorusuna çok üzüldü ve; “Allahü teâlâ ne güzel vekîldir. Mahlûkâtın rızkını o vermektedir. Hepimiz…

devamını oku ...

Hızır Aleyhisselam Nasıl Görülür?

hizir

Hızır Aleyhisselam Nasıl Görülür? Sultan II. Mahmud Han zamanında yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmî’de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm’ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmî’ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş. – Neye bakarsın hâtun? – Dediler ki, bu câmî de her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim.…

devamını oku ...

Kocakarı ile Hz. Ömer

yasli-kadin

Okuyacağınız hikayeyi bize sahabilerin içinde en çok sayıda hadis rivayet etmiş olan İbn-i Abbas anlatmaktadır. Karanlık bir geceydi; soğuk ve dondurucu bir kış gecesi. Ayaz insanın iliklerine işliyordu. Halife Hz. Ömer’i görüp onunla biraz konuşmak üzere evden çıktım. Her taraf ıssız ve sessiz, bütün şehir uykularının en derin rüyalarında soluyor olmalı. Sokaklarda in cin top oynuyor. Yolumun ortalarına doğru önümde insan olduğunu tahmin ettiğim bir karaltı belirdi. Biraz daha yaklaşınca gerçekten insan olduğunu gördüm. Karşımdaki de verdiğim selamı almak üzere başını kaldırıp yüzünü bana çevirince hayretten şaşakaldım. Çünkü önümde benim…

devamını oku ...

Çocuk ve Dua

balik-tutan-baba-ogul

Baba ve küçük oğlu bir gün göle balık tutmaya giderler. Göl kenarına da çadır kurarlar. Sabah oltalarını göle atıp çadıra dönerler. Bir saat sonra, oltalarını kontrol ederler, dört beş balık takıldığını görürler. Çocuk babasına: – Baba, ben balıkların oltaya takılacaklarını biliyordum. Babası sorar: – Nereden biliyordun bakalım? Çocuk cevap verir: – Dua ettim; oltaya balık takılsın diye de ondan. Oltayı tekrar hazırlarlar ve yakaladıkları balıkları yemek için çadıra dönerler. Yemekten sonra oltayı tekrar kontrol ederler, oltaya yine balıklar takılır. Çocuk: – Ben biliyordum ki balık takılacağını. Babası sorar: – Nereden…

devamını oku ...

Bu da Geçer Ya Hû!

bu-da-gecer

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini tavsiye ederler. Derviş yola koyulur,birkaç köylüye daha rastlar.Onların anlattıklarından Şakirin bölgenin en zengin kişilerinden biri olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında başka bir çiftlik sahibidir. Derviş Şakir’in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de aileside hem misafirperver hem de gönlü…

devamını oku ...

Çocuklar İçin Hikayelerle Esma’ül Hüsna : El-Ğaffar

su-kuyusu

El-Ğaffar: Günahları affeden Betül’ün yaşadığı köyde çok kötü, yaşlı bir kadın vardı. Kimseyi sevmezdi. Hem de bazen köylülere kötülük yapardı. Köyde ona ait bir çeşme vardı. Köylünün suyu kesildiğinde kötü kadının çeşmesinden su almak zorunda kalırlardı. Ama öyle kolay değildi çeşmeden su almak. İlk önce kadının evine gidip ona yalvarmaları ve onun istediği parayı vermeleri gerekiyordu. Yoksa çeşmeyi kullanamazlardı. Bütün köylü usanmıştı bu durumdan. Ama ellerinden hiçbir şey gelmiyordu. Kötü kadına muhtaçlardı. Bir gün Betül’ün evinde sular kesildi ve çeşmeden su almak için kötü kadının evinin kapısını çaldı. Kadın kapıya…

devamını oku ...

Bu Bayramda Tatile Değil, Akraba Ziyaretine Gidelim

bayramlasma

Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Keskin, bayramlarda insanın sadece kendi egosunu tatmin etmeye yönelip tatile gitmesi, dostunu ahbabını, yoksulları unutması bayramla taban tabana zıt bir uygulama olur” dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Keskin, “Sevinç ve neşe günü olması gereken bayramlarda insanın sadece kendi egosunu tatmin etmeye yönelip tatile gitmesi, dostunu ahbabını, yoksulları unutması bayramla taban tabana zıt bir uygulama olur” dedi. Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurban kesmenin her şeyden önce bir ibadet olduğunu hatırlatarak, hür, akıllı, ergen, varlıklı kimselerin bu ibadeti yerine getirmekle yükümlü…

devamını oku ...