Hz. Ebu Zerri’l Ğıfari ve Hz. Muaviye’nin Sarayı

Hz. Ebu Zerri’l Ğıfari ve Hz. Muaviye’nin Sarayı

Hz. Ebu Zerri’l Ğıfari ve Hz. Muaviye’nin Sarayı
Bugün yazıma Tarihin parlak sahifelerinden bir örnekle başlamak istiyorum.
Sahabe Hz. Ebu Zerri’l-Ğıfari’nin doğum tarihi bilinmemektedir. Medine çölü yakınlarındaki el-Rabaza şehrinde vefat etmiştir. Cesareti, dürüstlüğü ve yalnız hayatını sürdürmesiyle bilinir. Hz. Peygamberin (asm) övgüsüne mazhar olmuş bir sahabidir.

Hz. Muaviye, kendisine Şam’da görkemli bir Yeşil Saray inşa eder. Hz. Muaviye, Hz. Ebu Zerri’l-Ğıfari’ye sorar: “Sarayımı nasıl buldun?”

Hz. Ebu Zerri’-l Ğıfari: “Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır. Eğer halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir ve haramdır. Kul hakkına girer. Bunu ancak firavunlar yapar” der.

Bu gün bin odalı saraylarda oturanlar bunu devletin itibarına bağlamaktadırlar. Saraylarda devletin itibarını arayanlar yanılmaktadırlar. Devletin itibarı, israfa girmeden devletin malını korumak ve milletin ihtiyacı olana harcamaktır. O devlet ve ülkede, ancak, o zaman evrensel bütün kurum ve kurallarıyla tıkır tıkır işleyen gerçek bir demokrasiden bahsedilebilir. O zaman devletin itibarı korunabilir.

Yargısı tam bağımsız, en başta basın hürriyeti olmak üzere, bütün insan hak ve hürriyetleri, sözde değil uygulanabilir olmalıdır.

Devleti yönetenler, yoksul halktan toplanan kamu paralarını, toplumun ihtiyaçlarını sıraya koyarak adil bir şekilde harcamalı, lüks ve şatafattan uzak olmalı, devletin parasını harcamaktan dolayı hesap verme yolları açık olmalıdır. Devletin malının yanlış yerlerde harcamanın ve milletin hakkının keyfemayeşa harcamanın karşılığının ateş olduğu düşünülmelidir. Çünkü, insanoğlu ateşini bu dünyadan götürmektedir.

Şu tarihi hadise bunu gayet açık bir şekilde ifade etmektedir: Bir gün Behlül Dâne, uzun bir yolculuktan geliyormuş belirtileri ile Halife Harun Reşid’in huzuruna çıkar.

Onun bu halini gören Halife:

Bu ne hal Behlül, nereden geliyorsun böyle?

Cehennemden geliyorum ya Harun! diye cevap verir. Ateş lâzım oldu da, ateş almaya gittim.

Peki, ateş aldın mı?

Hayır. Alamadım.

Cehennem bekçileri ateş vermediler ve şöyle dediler:

“Burada ateş bulunmaz, herkes ateşi dünyadan kendisi getirir” diyerek kötü davranışlar için uyarmak istemiştir.

Halil ELİTOK – yeniasya.com.tr

Muaviye Ebu Zer’e sorar; Sarayımı nasıl buldun?
Muaviye Ebu Zer’e sorar,
Sarayımı nasıl buldun der?
Ebu Zer düşünüp kafa yorar,
Muaviye ne oldu daldın der.

Yazık değil mi bu saraya yapılan masraf,
Boşa uğraşmışsın boşa gitmiş paran der.
Sarayı kendi paranla yaptırdıysan israf,
Halkın parasıyla yaptırdıysan haram der.

Yusuf Tuna

(Visited 20 times, 1 visits today)

İlgili konular

Leave a Comment